Filim Adamı


Filmlere yapılan son yorumlar...

@SonofNeptune (3 saat önce)

SonofNeptune


Aşırı OP Superman ile keyif kaçırsa da iyiydi



{bkz: Justice League (2017) (Justice League: Adalet Birliği) }

@Seninkigeliyor (12 saat önce)

Seninkigeliyor


film sürükleyiciliği git gide artan bir film, sıradışı bir konusu var. Filmin sonundan pek bişi anlaşılmıyor çok daha iyi bir sonla bitebilirdi filme yakışmayan bir finali var filmin.



{bkz: La Cara Oculta (2011) (Saklı Yüz) }

@baknedeycem (14 saat önce)

baknedeycem


Bugün izlediğim, her nedense her sahnesinde bir şeyler eksik gibi geldi bana bilmiyorum ama. Clark Kent adının geçmesi beni hüzünlendirdi. Bir zamanlar hiç kaçırmadan izlediğim dizinin sahnelerini anımsadım. Bunun haricinde sahne geçişleri epey hızlı olduğu için o eksikliği fazla duyumsamadık neyse ki...



{bkz: Justice League (2017) (Justice League: Adalet Birliği) }

@soLeiL (15 saat önce)

soLeiL


bir pazar akşamı içiniz ısınsın istiyorsanız...

yarın pazartesi aman of iş var diye düşünmek istemiyorsanız.. 

izleyin =)



{bkz: La Vache (2016) (Bir Adam Ve İneği) }

@jaleduruu (15 saat önce)

jaleduruu


Yorumlara bakarak izledim.Sonuç: hüsran. Senaryo, olay akışı vs. hiç başarılı değildi. KARANTİNA.



{bkz: Take Shelter (2011) (Sığınak) }

@filimciyimben (15 saat önce)

filimciyimben


Gerek filmin aldığı olumlu yorumlar, kırdığı gişe rekorları ve Oscar yarışında Türkiye'yi temsil edecek oluşu olsun, Ayla'yı izlememek olmazdı. Filmi nihayet dün izleme fırsatı buldum ve kafamda net bir düşünce ile filmden ayrıldım. Ama ilk önce konuya değinelim: "Gerçek bir hikayeden uyarlanmış olan Ayla, Kore'de savaşmak için giden birkaç askerin öyküsünü anlatıyor. Filmin ana karakteri Assubay Süleyman, savaş sırasında harabelerin içerisinde ailesi ölmüş olan Koreli bir kızı buluyor ve adını Ayla koyuyor. Ve film de bundan sonra Ayla ile Süleyman arasında büyüyen baba-kız ilişkisini ve savaşın içerisinde Ayla'yı korumanın zorluğunu anlatıyor kısaca." Türkiye sineması, şu sıralar ağırlıklı olarak 3 tür altında film çıkarıyor: Komedi, dram ve savaş. Bunun iyi örneklerini Bana Masal Anlatma, Kış Uykusu ve Dağ 2 gibi filmlerde gördük. Ama bu tarz harika filmler sinemamızda o kadar nadir görünüyor ki, Cumali Ceber, New York'da Beş Minare ve Anadolu Kartalları gibi çoğunlukla ortalama veya ortalamanın altında olan filmlerden sonra ilaç gibi geliyor resmen. Ayla da bu filmlerden birisi. Üstelik Ayla'nın içerisinde hem komedi, hem dram ve hem de savaş türlerini içerdiğini düşünürsek, Türk seyircisinin bu filmi seveceğine dair hiçbir şüphem yok. Eğer siz de bu kişilerden birisiyseniz, bu filmi Türk sinemasının en iyi filmlerinden birisi olarak görebilirsiniz. Ve haksız da sayılmazsınız. Her ne kadar bu filmi herkesin dediği kadar sevmiş olmasam da, gerek konusu, karakterleri, atmosferi ve mesajı olsun, Ayla gerçekten de Türk sineması için gerekli bir film. Çünkü Türkiye sinemasında daha önce hiç böyle sıra dışı bir konuyu ele alan bir film yoktu ve Ayla'yı izledikten sonra neden bu hikayeden hiç bahsedilmediğini merak ediyorum doğrusu. Bu yılki Lion filminde de aynı şey olmuştu adeta. O filmin de inanılmaz bir öyküsü vardı ve vizyona girmeden önce kimsenin filmin hikayesinden haberi yoktu bile. Ve vizyona girdikten sonra herkes hikayeye karşı büyük ilgi duydu. Aynı şey Ayla için de geçerli. Eğer Türk sineması bu film gibi sıra dışı gerçek hikayelerden uyarlanmış filmler çekmeye devam ederse, ortaya harika filmlerin çıkacağına dair hiç şüphem yok. Fakat sıra dışı konusunun yanı sıra, bu filmin bel kemiğini oluşturan asıl şey performanslardı. Ana karakter Süleyman'ı canlandıran İsmail Hacıoğlu tek kelimeyle harikaydı, ayrıca kendisine bayıldığım Ali Atay yine kusursuzdu, hatta Ayla'yı canlandıran Kim Seol bile başarılıydı. Seol, filmde çok fazla bir şey yapmıyor ama yapmasına da gerek yoktu bence. Onun sırf bakışları bile seyirciyi etkilemeyi başarıyor. Filmdeki en iyi oyuncu ise Çetin Tekindor'du. Tekindor'un sadece filmin sonlarında gözüktüğünü biliyorum ama ekranda görünür görünmez onun karakterinin içine girdim ve performansından büyülendim adeta. Bunun dışında setler başarılıydı, görsel efektlerin ara sıra sırıtmasına rağmen savaş sahneleri de etkileyiciydi. Bir Türk filmi olarak bakacak olursak, Ayla'nın prodüksiyonu gerçekten de ağızları açık bırakıyor. Bunun dışında filmde Süleyman ile Ayla arasındaki dinamiği çok sevdim. Aralarındaki ilişkinin inandırıcı olup olmaması bir yana, oyuncuların performansları bu ilişkisi etkileyici bir hale getirmiş. Ama Ayla'nın kusursuz bir iş olduğunu düşünmüyorum. Filmin mesajına, konusuna ve oyunculuklarına bayıldım ama konu tona gelince, işte film burada biraz sorun yaşıyor. Ayla'nın içerisinde komedi, dram ve savaş türlerinin olduğunu söylemiştim. Fakat bu tonların film içerisinde kullanılış tarzı bir hayli ilginçti. Eğer bir sahne sadece komedi veya dram ya da savaş türünü içeriyorsa, sonuç etkileyiciydi. Ama zaman zaman film bu tonları aynı anda kullanmayı tercih ediyor, hatta bazen aşırıya bile kaçıyor. Bazı sahneler başlı başına akılda kalıcı olabilecekken, bu tonların birlikte kullanımı filmi biraz çalkantılı bir hale sokmuş. Ayrıca filmle ilgili bir sorunum daha var. Bunu muhtemelen çoğu kişi fark etmeyecek bile ama film boyunca biraz canımı sıkan bir sorun olduğundan bahsetmem gerekiyor; o da filmin bir araya getiriliş şekliydi (editlenme tarzı). Ayla, 6 ay gibi oldukça uzun bir sürede çekilmiş ve filmin içerisine bütün bu çekim süresi boyunca çekilen her şeyden bir tutamı bu 2 saatlik filme yerleştirmeye çalışmışlar. Bu yüzden filmin 2 saatlik süresi kısa hissettirmesinden ziyade bayağı uzun hissettiriyor, sürekli yapılan ay ve yıl geçişlerinden dolayı. Üstelik 1-2 savaş sahnesi dışında, 1 dakikadan daha uzun süren bir sahne bile yoktu filmde. Genel anlamda film yine etkileyiciydi ama geriye baktığımda bu geçişlerin daha mantıklı bir şekilde yapılmasını dilerdim. Bu arada, genel itibariyle oyuncuları yönlendirmek bakımından Can Ulkay'ın yönetmenliği başarılıydı ama sahnelerin içeriği bakımından sırıtan bazı bölümler vardı. Film, süresi boyunca sizi şaşırtmaya çalışıyor fakat eğer dikkatli bakacak olursanız, müzik ile renk paletinin değişimi yüzünden nelerin olacağını önceden ön görebilirsiniz. Bunu oldukça gereksiz buldum, bu olmasaydı film daha etkileyici olabilirdi belki. Bir de unutmadan, Ziraat Bankası ile Türk Hava Yolları'nın ürün yerleştirmesini biraz fazla abartılı buldum. Özellikle de THY kısmı Batman v Superman'in yaptığı reklamın aynısıydı adeta, bir anlığına kabine Ben Affleck girecek sandım (Ama şaka bir yana, gerçekten de bu kadarını beklemiyordum). Kısacası, Ayla mükemmel değildi ama Türk sineması için büyük ve önemli bir adım olduğu için bu filmin görülmesini kesinlikle destekliyorum. Son zamanlarda sürekli aynısını gördüğümüz savaş filmleri içerisinde seyirciye farklı konusuyla nefes aldırmayı başaran, oyunculukları ve mesajı ile etkileyen bir filmdi. Ayla ile Süleyman arasında kurulan bağ şaşırtıcı derecede samimiydi ve özellikle de filmin sonlarına doğru seyirciyi duygusallaştırmayı başarıyor. Ülkemizde tıpkı Ayla'ya benzeyen, daha fazla etkileyici gerçek hikayelerden uyarlanmış filmlerin çekilmesini görmek isterim. Her ne kadar filmin tonu ve editlenme tarzı zaman zaman sıkıntı yaratsa da, genel anlamda filmden fazla kopmadım. Genel anlamda herkesin izlemesi gereken bir iş ortaya çıkmış. Filmi iyi veya kötü bulmanız fark etmez, böyle farklı işlerin desteklenmesi gerekiyor doğrusu. Kusursuz olmamasına rağmen filmi izlerken etkilendim ve hikayeye karşı gerçekten büyük ilgi duydum. Eğer sinemada eşi benzeri çekilmemiş bir Türk filmi izlemek istiyorsanız veya sonunda gerçekten duygulanacağınız bir dram filmi arıyorsanız, Ayla'yı kaçırmayın derim. Görülmeyi hak eden bir iş.



{bkz: Ayla (2017) }

@turkankarabay (16 saat önce)

turkankarabay


  ---spoiler---

En çok takıldığım nokta o kadar varlığı olmasına rağmen boşanırken karısına sadece ev ve araba bırakması oldu. ALLAHIN AÇ GÖZLÜSÜ GÖZÜN DOYSUN BE GÖZÜN O KADIN SANA NASIL DESTEK OLDU ÇOK YAZIK


---spoiler---


{bkz: The Founder (2016) }

@mehmetm (16 saat önce)

mehmetm


aslında hikaye bir yere kadar iyi gidiyordu, sonrasında kopmak mecburiyetinde kaldım. lanetli bir senaryo üzerine, yeniden çekilen bir filmin hikayesi. film çekilince, filmin içinde, lanet susan'ın ya da devon'un üzerine işliyor. gizemli, bilinmeyen yerlere götürüyor onu. bu gizemli yerler, lynch'in bilinçaltı muhtemelen. ancak bu da kaçamak cevaplardan biri, bilinçaltı olayı. bir yerlerde gezinip duruyor susan ya da devon, film bittikten sonra, ise kendinin nerede olduğu çabasını sürdürüyor anladığım kadarıyla, sonrasında bir şeyleri buluyor ve döngüden kurtuluyor, yok oluyor. gibi düşünceler taşıdım, ancak bunlarda muhtemelen yanlış çıkarsamalardır.



{bkz: Inland Empire (2006) }

@MervenurKara (20 saat önce)

MervenurKara


Bütün replikleri ezbere bildiğim ve hala sıkılmadan izlediğim filmlerin arasında :)



{bkz: Tosun Paşa (1976) }

@MervenurKara (20 saat önce)

MervenurKara


Kitabını okumuş biri olarak filmden hiç etkilenmedim. 



{bkz: Cujo (1983) }

@kisametraj (dün)

kisametraj


bukadar ünlü oyuncuyu boyle dndık bıl fılmde !!!!!!!görmek ... !!!!



{bkz: Pete's Dragon (2016) (Pete ve Ejderhası) }

@kisametraj (dün)

kisametraj


eh kötü deil



{bkz: Birth Of The Dragon (2016) (Ejderin Doğuşu) }

@cornelian (dün)

cornelian


Neden 3d dışında alternatif olarak 2d de sunulmuyo?Hele benim gibi gözlüklüler için 3d sıkıntı üst üstte gözlük takınca kendimi lehim ustası gibi hissediyorum hem renkleri de koyu soluk bir hale getiriyor,göze de zararlı vs.Modası geçti hadi 2d'ye geri dönelim.Siz filmi izleyedurun ben köşede normal versiyonu bekleyeyim.



{bkz: Thor: Ragnarok (2017) }

@godot (dün)

godot


gayet eğlenceli ve sıcak bir film. sadece birkaç gereksiz küfür sahnesi var. kurguda, planların bağlanmasında bence bazı sorunlar vardı, filmin hızını azaltan, onun haricinde beğendim. oyunculuklar da çok doğal ve iyi.



{bkz: Sen Kiminle Dans Ediyorsun? (2017) }

@annovnsolcr (dün)

annovnsolcr


Eğer o ejderhaları legolardan yaptıysanız gerçekten harika ama yapmadıysanız işte asıl sorun orda başlıyo... Spoiler uyarısı falan yapılmaya değmeyecek bir film olduğundan diyorum ; Ethan Jack'in anlattıklarının birer birer gerçekleştiğini görüp girdiği yolun sonlarında Jack'e dönüp "Senin bu saçmalıklarından bıktım" diyerek beni benden aldı. Müthiş bir cevap gerçekten ; bi de 500 yıl sonra tekrardan bu sorunlar yaşanmasın diye kızı hayatta tutup tüm şehri ve insanları feda etme durumu var tabi hikayede , zaten o yılan ve gerzek antik ordu da 500 yıl sonraki teknolojiyle alt edilemezdi bence de :) Ne yapacaklardı ? Sırtında top taşıyan sürüngenlere mi yenileceklerdi şimdiden nükleer güce ulaşanlar ? Bi de Ethan'ı olay mahaline götürüp bağlamışlardı filmin sonunda , gülmek garanti :) Bunları spoiler uyarısı vermeden anlatma sebebim de izlememeniz içindi ,çerezlik falan değil , ayrı bi dünya ,hatta izlerken bi ara çekirdek çitletiyodum , çekirdeğe üzüldüm ,ne kendime ne boşa geçen zamanıma...



{bkz: D-War (2007) (Ejderha Savaşları) }

@nisanur_ (dün)

nisanur_


@aysenur_ beğenmediyse izlemem arkadaş 



{bkz: Bite (2015) }

@turkankarabay (dün)

turkankarabay


mutlu şarkılar gibi bi film 

  ---spoiler---

ROSEMARY BEN İM BİLE KALBİM KIRILDI EKRAN BAŞINDA EYŞANLAR ÖLMEZ SADECE İSİM DEĞİŞTİRİR GERÇEKTEN


---spoiler---


{bkz: Little Manhattan (2005) (Küçük Manhattan) }

@Rinustalarin (dün)

Rinustalarin


Film biraz uzun ve başlangıcında ne oluyor yahu ne bu sıkıcılık dedirtebilir. Ancak çok uzun bir süre geçmeden film öyle bir hal alıyor ki, ne uzunluğu, ne de o baştaki sıkıcılığı hiç rahatsız etmiyor.

 

Ben filme gitmeden önce ne konusuna baktım, ne de fragmanını pür dikkat izledim. Başka bir mafyamvarimsi film falan zannetmiştim açıkçası ancak durum hiç de öyle olmadı. Gerçi hikayenin gerçekten başladığı noktadan dakikalar sonra olayın ne olduğu anlaşılıyor. Ben açıkçası en sonunda ne olacak acaba diye bekledim. Fazla sürprizleri olan bir film de değil (Oldukça açık ve net bir şekilde Volvo reklamı yapması haricinde). Ancak belki de en sevdiğim bir yanı vardı. Aile içerisinde kurulan diyalogların önemli bir bölümü havada kalıyor. Yani herkes düşüncesini dile getiriyor ancak bunların birbiriyle bağdaştığı noktalar az. birbiriyle çelişen diyaloglar; sorulan soruya verilen anlamlandırılamayan, hatta bazen konuyla tamamen alakasız cevaplar; çözümsüzlük, anlamsız patlamalar... bunlar gerçekçi olma açısından çok başarılıydı.

 

Elbette beraberinde getirdiği çok klişe şeyler de var. Benim gözümde ne bir Av Mevsimi olabilir, ne de Babam ve Oğlum. Evet kategoriler farklı, ancak olaya kurgu olarak bakıyorum. Bu 2 film özgünlükten yıkılırken, aynı şehi Yol Ayrımı için söylemek pek mümkün değil, ancak beraberinde getirdiği çok net sosyal mesaj içeren sahneleri de yabana atmak olmaz. Aslında film doğrudan ve dolaylı olarak Türkiye'nin insanlarının Türkiye'deki şirket ve şantaj maceralarını anlatmaya çalışıyor. Genel anlamda özgün bir tema, ancak klişelikler bunu az da olsa hırpalamış.

 

Son olarak... Rutkay Aziz'in filme yaptığı katkı, Şener Şen'in yaptığı katkıyla kıyaslanmayacak bir mertebeye erişmiş. Aralarındaki diyalog ise bunun da üstüne çıkmış. Diyeceklerim bunlar.

 

Tıka basa olmasa da, oldukça doyurucu bir filmdi.



{bkz: Yol Ayrımı (2017) }

@aysenur_ (dün)

aysenur_


sebebi neydi ki 



{bkz: Bite (2015) }

@Rahilaa (dün)

Rahilaa


Toplumsal eleştiriye , yuhalamaya ve ezici bakışlara rağmen .. Mühim olan sahiden beklentisiz duru bir aşksa , tabii ki koşmak lazım el ele sahillere ..

Çocuksu ruhunuza hediye gibidir tatlı Breezy..



{bkz: Breezy (1973) }

@ParanoyakVisne (dün)

ParanoyakVisne


Rezalet bir film. Binoche hatrına izledim. Keşke böyle bir filmde yer almasaydı



{bkz: Un Beau Soleil Intérieur (2017) (İçimdeki Güneş) }

@mindspun (dün)

mindspun


Atwood'un romanları birer birer seyirlik dizilere dönüşmeye başladı. Ne mutlu!


The Handmaid's Tale kadar ilgi görmesi için Emmy'e ihtiyacı olmayan Alias Grace, iyi bir mini dönem dizisi ve roman uyarlaması olmuş. Sanırım bunda senaryolaştıranın  metnin sahibi Atwood olmasının payı büyük. Üstelik dizide kendisini minik bir rolle de olsa göstermiş olması hoştu. Tıpkı Cronenberg detayı gibi. 
 



{bkz: Alias Grace (2017) }

@quijote (dün)

quijote


SPOİLER

 

Lele nin telefonuna gelen resmi bir tek ben merak etmedim heralde .



{bkz: Perfetti Sconosciuti (2016) }

@babanneminkaotikyalanlari (2 gün önce)

babanneminkaotikyalanlari


Böyle rezalet bir film yok. İsim ile güzel para kazananlardan. Gora'dan sonra hele ki büyük hayal kırıklığı. Cem Yılmaz'ın küfürle güldürmeye çalışması da Recep İvedik'i hatırlatıyor. 

Filmde hayvana tecavüz unsuru olması ise zaten güzel bir yapım olsa bile (ki değil) değersiz kılardı benim gözümde. İzleyici kitlesinin bir kısmının çocuk olduğunun farkındayken böyle bir sahne koymak mide bulandırıcı.



{bkz: A.R.O.G (2008) }

@yoko o noo (2 gün önce)

yoko-o-noo


cazın doğuşundan son dönemine kadar inceleyen çalışma, muhteşem görüntüler ve tabi şüphesiz ki müziklerle donatılmış.. Ken Burns'ün 10 bölümlük kaynak yapımı.

ingilizceyi söktüm, başucuma koydum.. 9/10



{bkz: Jazz (2001) }