Filim Adamı


Film Fecir » Sanal Gerçeklikte 4. Boyut

Sanal Gerçeklikte 4. Boyut

yazar: @AnathemA
the-matrix (1999)

          Leonardo Di Caprio, Brad Pitt ve Will Smith'in reddettiği bir rolü kabul etme cesaretini göstermek kariyerinde çıkış arayan bir oyuncu için akılsızlık gibi görünebilir ama üzerinden daha bir kaç yıl geçtiğinde dahi kült olarak yerini sağlamlaştırmış bir filmin başrolünde oynamış olmayı kim istemez. Öncesinde “My Private Own Idaho”, “The Devil's Advocate”, “Speed” gibi ilgi görmüş yapımlarda rol almışlığı bulunan Keanu Reeves'i, çekildiği dönem en yukarıya taşıyan, o donuk ama bizden biriymiş hissini uyandıran, canlandırdığı “Neo” (Mr. Anderson) karakteri olacaktı.

 

          Hıristiyanlık, Budizm gibi dinlerin filme çeşitli etkilerini göstermek alt metinleri incelemek açısından gerekli; ama filmi bu inançlar doğrultusunda değerlendirmenin salt eğlence arayan, iyi vakit geçirmek isteyen genel seyirci türü için önemi olmadığını düşünüyorum. Yeniden doğuş, seçilmiş kişi, karakter ve gemi isimlerinden tutun da filmin herhangi bir yerinde geçen rastgele sayıların anlamlarını dinsel öğelerle eşleştirmek şimdiye kadar pek çok kişiye sudoku çözmenin insana verdiği hazzı yaşatmıştır. Bu tür incelemelerin filmi izlerken pek fayda sağlayacağını düşünmek yanlış olur; en fazla, bu sektörde çalışan azınlığın işine yarar bu tür bilgiler. Bunun için din’i, her ne kadar filmle iç içe olsa da konunun dışında tutmak istiyorum.

 

          Vizyona girdikten sonra sinema izleyicilerinin beklentilerini arttırmış, Hollywood'ta çıtayı yukarılara taşımış bir yapımla karşılaşmak sık görülen bir durum değil, “The Matrix”in bu başarısının ardında ise bir çok neden var. Varoluş problemine çözüm aramaktan ziyade bugünle ilgilenen din tabanlı sağlam felsefesi; bilim kurgu, Kung-fu, Flow-Mo çekim teknikleri ve o zamana kadar göremediğimiz gerçekçi görsel efektler ile birleşince insanın sinema salonundan çıkmak istemeyeceği bir yapım ortaya çıkıyor. İşte bu nedenle vizyona girdiği tarihlerde bile klasik, kült olmasına kesin gözüyle bakılmıştı. “Cehennem Silahı” ve “Zor Ölüm” filmlerinin orijinallerinin yapımcısı olarak üne kavuşan Joel Silver’ın deneysel girişimleri ve de uzun yıllardır yazdıkları hikayeyi mükemmelleştirmeye çalışan Wachowski Kardeşler’in etkilerini de unutmamak gerek.

 

          Kimi izleyicinin sinemada görmek istediği, sağlam bir hikayedir; kimi gündelik yaşamla bağlantı, kimi bilim kurgu görmek ister, kimi ise aşk görmek ister, ama asıl görülmek istenen hiç görülmemiş olandır. Tüm bu saydıklarımın her birini yönetmenin mükemmel şekilde işlediğini söylemeyiz elbette; ancak sanal gerçeklik gibi defalarca işlenmiş bir konunun sağlam bir felsefe etrafında daha önce denenmiş fakat başarıya ulaşamamış çekim teknikleri ile harmanlanması, çekiciliği ve de işte bu hiç görülmeyeni oluşturan büyük unsurlar. Aynı yıl vizyona girmiş ve sanal gerçeklik olayını işlemiş "13. Kat" ve kült olarak kabul edilen "eXistenZ" gibi yapımların "The Matrix" dururken uzunca bir süre esamelerinin okunmaması... İşte hep saydığım nedenler. 

 

          119 Sabit kameranın fotoğrafları ile oluşturulan, Trinity'nin ilk göründüğü mekanda kullanılan, daha sonra ise bir çok sahnede kullanılacak grafik teknolojisi ve Flo-Mo çekim tekniği ile yapılmış malum sekans. Bu filmin basit bir bilim kurgu olmadığını sinemadaki seyircilere gösterip, onları avucunun içine almanın dahiyane bir yolu. İçinde kaybolduğunuz büyük bir tavşan deliği, bu delik öyle gizemli ki içine düşseniz dahi onu anlamak hiç de kolay değil. İşte hem Neo'nun hem de sinemadaki seyircilerinin hissettikleri tam olarak buydu.  Bu sebeple yaygın bilgilere göre filmin birden fazla izlenilmesinin nedenlerinden biri de budur.

 

          Bugün "sanal gerçeklik" konusunda büyük bütçeli yapımları eskisi kadar göremiyorsak bunun sebeplerinden biri “The Matrix”in yukarılara koyduğu çıtadır, felsefesinin sağlamlığıdır. “Avatar” ile ucundan da olsa bu temayı kullanan James Cameron ise sanal dünyanın sınırlarında gezmiyor, aksine bunu gerçek bir dünyada (Pandora) kullanıyordu. Vizyona girdiği tarihe kadar şimdiye göre azınlık diyebileceğimiz bilim kurgu izleyicisinin populasyonunu takdir edilecek seviyede artırmayı başarmış eşsiz bir yapım “The Matrix”.

 

oluşturulma tarihi: 2010-06-29 00:02:14 (7 yıl önce)
güncelleme tarihi: 2010-07-08 21:44:40 (6 yıl önce)
okunma sayısı: 99, beğenilme sayısı: 80

yapışkan kelimeler: The Matrix, Wachowski Brothers, Sanal Gerçeklik

Yorumlar


Olan Biten

  1. zett, "Ey, sinema üzerine yorum yapan ..." adlı yazıya yorum yaptı. 4 ay önce
  2. Rahilaa, "'Sybil' Gerçek Bir Hayattan Uya..." adlı yazıya yorum yaptı. 6 ay önce
  3. fthgzl79, "Kontrolü Kaybetme Zevki Üzerin..." adlı yazıya yorum yaptı. 10 ay önce
  4. fthgzl79, "Ey, sinema üzerine yorum yapan ..." adlı yazıya yorum yaptı. 10 ay önce
  5. Coreality, "Bir İç Hesaplaşma Olarak 'Dog..." adlı yazıya yorum yaptı. 10 ay önce
  6. gokturk_d, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  7. zverkov, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  8. mucahit, "Kış Uykusu Üzerine..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  9. chillshaker, "Üç Renk: Beyaz..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  10. sersak53, "Modern Zamanlar Anlatısı Üzer..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce