Filim Adamı


Film Fecir » Resimli Roman'dan Beyazperde'ye

Resimli Roman'dan Beyazperde'ye

yazar: @AnathemA
sin-city (2005)

Seyirciyi resimli romanın en karanlık yüzüyle tanıştıran film, sinemanın resimli romana dönüşmüş hali. Frank Miller’ın Hollywood’dan köşe bucak kaçırdığı ünlü başyapıtı, Robert Rodriguez’in elinden kurtulamayacaktı.

 

Kafaların koptuğu, kolların bacakların kesildiği, yamyamlarla pedofillerin, katillerle fahişelerin, intikam ateşiyle yanıp tutuşan dokuz canlı kahramanlarla ruhunu şeytana satmış kötü polislerin ve bunca kokuşmuşluğun içinde hala doğruyu arayan umuda ve bazen de aşka tutunarak ayakta kalmaya çalışan yalnız kalplerin diyarı Günah Şehri. Gerçekten çok soğuk ve karanlık bir yer. Bunun sorumlusu Günah Şehri’nin yaratıcısı Frank Miller elbette. Resimli roman dünyasının karanlık prensi, başyapıtı kabul edilen kült eserinde gerçekten vahşi, acımasız ve karanlık bir dünya resmetmiş çünkü. Sıkı bir “Sin City” hayranı olan Robert Rodriguez de bu dünyayı, noktasına bile dokunmadan olduğu gibi beyazperdeye taşımış. Üstelik bunu o kadar iyi yapmış ki ilk kareden itibaren film değil resimli roman izlediğiniz duygusuna kapılıyorsunuz ve filmin sonuna kadar bunu bir an olsun aklınızdan çıkaramıyorsunuz.

 

Resimli romanın “The Hard Good-Bye”, “The Big Fat Kill” ve “That Yellow Bastard” adlı sayılarını temel alan Rodriguez, Frank Miller’ı ve Quentin Tarantino’yu da yanına alarak birbiriyle bağlantılı üç hikayeyi perdeye taşımış. Josh Hartnett ve Marley Shelton’ın yer aldığı açılış sahnesiyse, hikayeleri bir araya getiren “Babe Wore Red” adlı ciltte yer alan “The Customer is Always Right” adlı hikayeden. Frank Miller şöyle diyor romanı için: “Günah Şehri’nin arka sokaklarında şöyle bir yürüyün, aradığınız her şeyi bulursunuz…” Robert Rodriguez’in aradığı ise Frank Miller idi. Günah Şehri’ni beyazperdeye uyarlamak için Miller’ın peşinde uzun süre koşan Rodriguez, olayı saplantı haline getirmişti. Frank Miller ise Hollywood’dan köşe bucak sakladığı eserini kimselere yar etmeye niyeti yoktu. Günah Şehri sayfalarının beyazperdede tanınmayacak hale gelmesinden korkuyordu kuşkusuz. Frank Miller Rodriguez’le görüşmeyi zor da olsa kabul etmişti, Miller olayı şöyle anlatıyor: “Görüşmeye giderken hayatımı resimli roman çizerek geçirmekten gayet memnunum, çocuklarımdan birini elimden almalarına izin vermeme hiç gerek yok diye geçiriyordum içimden. Uzun süre de bu düşüncemde ısrar etti zaten, ama bu Rodriguez denen adam, önce avukatımı, sonra editörümü sıkıştırmaya başladı, sonra da vahşi bir köpek gibi benim peşime düştü… ve evet, sonunda beni baştan çıkardı.”

 

Rodriguez, bu resimli romanın beyazperdeye uyarlanabileceğini ispat etmek zorundaydı. Miller endişelerinde haklıydı, Günah Şehri’nde bütün filmlerden daha zengin ve yaratıcı bir görsel dünya vardı. Sonunda Rodriguez kamera karşısına geçti, romandan bir parçayı yeşil ekran önünde kardeşi Patricia ile oynayıp çekti. Arka planı bilgisayarda yaratılmış görüntülerle tamamladı ve yapmak istediği film hakkında bir fikir vereceğini düşünerek Miller’a yolladı. Romandaki her kare eksiksiz olarak beyazperdedeydi. Diyaloglar romandakinden farksızdı. Yüksek kontrastlı siyah-beyaz çekimler harikaydı. Miller etkilenmiş ama hala ikna olmamıştı. Bunun üzerine Rodriguez, onu bir iki arkadaşla birlikte gerçekleştirecekleri bir deneme çekime davet etti. Bu deneme çekimi Josh Hartnett ile Marley Shelton’ın oynadıkları meşhur açılış sahnesinden başka bir şey değildi. Frank Miller daha fazla dayanamadı ve Rodriguez’in film teklifini kabul etti ama bir şartı vardı; yönetmen koltuğunda o da olacaktı. Amerika’daki Yönetmenler Birliği, Rodriguez’in ilk filmini çeken yönetmenle birlikte bir filme yönetmen olarak imza atmasına karşı çıkınca Rodriguez fazla düşünmeden istifayı bastı.

 

Teklif götürülen oyunculara açılış sahnesi gösterildiğinde bunun bir parçası olmak istediler. Bu şekilde Bruce Willlis, Mickey Rourke, Clive Owen, Benicio Del Toro, Elijah Wood Josh Hartnett, Jessica Alba, Rosario Dawson, Brittany Murphy, Michael Madsen, Jaime King, Nick Stahl, Michhael Clarke Duncan, Devon Aoki, Alexis Bledel ve daha bir çok ünlü oyuncunun yer aldığı muhteşem bir oyuncu kadrosu bir araya geldi.

 

“Sin City”, karakterlerin silüetlerini vurgulayan, yer yer renklendirilmiş siyah beyaz görüntüleri, resimli roman tarzı ucuz ve gösterişli diyalogları, stilize oyunculukları ve sinemayı resimli romana çeviren yaratıcı görselliği ile beyazperdeyi farklı boyutlara taşıyan bir film.  

oluşturulma tarihi: 2010-06-29 14:25:28 (7 yıl önce)
güncelleme tarihi: 2010-08-23 17:03:07 (7 yıl önce)
okunma sayısı: 61, beğenilme sayısı: 57

yapışkan kelimeler: Sin City, Robert Rodriguez, Quentin Tarantino, Resimli Roman, Frank Miller, Günah Şehri

Yorumlar


Olan Biten

  1. Kahramanj, "Ölümsüz Kadın..." adlı yazıya yorum yaptı. dün
  2. stupidflanders, "God on Trial ve Kötülük Probl..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir ay önce
  3. zett, "Ey, sinema üzerine yorum yapan ..." adlı yazıya yorum yaptı. 8 ay önce
  4. Rahilaa, "'Sybil' Gerçek Bir Hayattan Uya..." adlı yazıya yorum yaptı. 9 ay önce
  5. fthgzl79, "Kontrolü Kaybetme Zevki Üzerin..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  6. fthgzl79, "Ey, sinema üzerine yorum yapan ..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  7. Coreality, "Bir İç Hesaplaşma Olarak 'Dog..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  8. gokturk_d, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  9. zverkov, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce
  10. mucahit, "Kış Uykusu Üzerine..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce