Filim Adamı


Film Fecir » ''Hayat Var'' mı ?

''Hayat Var'' mı ?

yazar: @enik kral
hayat-var (2008)

Bu yazı, filmin genel bir değerlendirmesinden çok, filmdeki göstergelsel anlamlar ve feminist bir bakış açısıyla çözümlenmeye çalışılmasından ibarettir.

 

---spoiler---

 

 ''Hayat'', filmde hem kızın, hem de filmin adı olarak karşımıza çıkıyor. Kızın yaşadığı her şey, karşılaştığı tüm zorluklar aynı zamanda hayatın da zorluğunu ifade etmiş oluyor. ​


Babasının teknesini denizde devasa gemilerin arasında görüyoruz. Bu onların içinde bulundukları dünyada, teknenin boyutlarıyla orantılı olarak güç ve konumlarını anlamamızı sağlıyor.​


Hayat, filmde neredeyse hiç konuşmuyor. Ancak zaman zaman mırıldandığını duyabiliyoruz. Bu duruma zıt bir şekilde, filmde hayvan sesleri, makine ve polis sirenlerine kadar güçlü bir dış ses duyuluyor. Bu yüzden Hayat'ın sessizliğini, içinde bulunduğu yaşamda güçlü olmayışından dolayı yaşamın sesleri tarafından bastırıldığı şeklinde açıklayabiliriz.​

Hayat'ın babası yasadışı işler yaparken, oradan geçiyor olmasına rağmen buna müdahale etmeyen sahil güvenliğe ait tekneden siren sesi duyuyoruz. Sonrasında ise Hayat'ın tecavüze uğradığı sahnede, ortalıkta polis görünmemesine rağmen kendimizi siren sesleri ile birlikte Hayat'ın yattığı yerde buluyoruz. Bu durum siren sesinin, bilinenin aksine başıboş tekinsiz bir ortam anlamına gelmesine ve farklı bir şekilde algılanmasına sebep oluyor. ​

 

Filmde zaman zaman Hayat'la ilgilendiğini gördüğümüz Kamile karakterinin, Hayat'ın bakkalın tacizlerine maruz kaldığını anlamasıyla gidip bakkaldaki aynayı kırdığını duyuyoruz. Kırılan aynanın yerine yenisini ise getir götür işleri de yapan babanın, getirdiğini görüyoruz. Bu sahnelerin sonunda daha önce bir çok sefer görmezden gelinen baba, sahil güvenlik tarafından tutuklanıyor. Baba bakkala taşıdığı yeni aynanın, bakkalın Hayat'a tacizde bulunduğu için kırılmış olan aynanın yerine olduğundan bir haberdir. Bu sahne ile babanın, aslında kızını ihmal ederek tacize uğramış olmasının gerçek sorumlusu olduğunu anlıyoruz 

 

Hayat, evdeki işleri yapıyor, yatalak dedesine bakıyor. Annesine gittiğinde ise kardeşine bakmak zorunda kalıyor. Ilk defa regl olduğunda ise çok korkuyor, bunu fark eden annesi 'kadın oldun' deyip tokadı basıyor. Yine bir sahnede babası ve dedesinin, Hayat'ın dizlerine uzandığını görüyoruz. ​


Hayat, büyümek ve üzerine yüklenen bu sorumlulukları istememektedir. Bunu kardeşinin salıncağında oturup emziğini, yatarken parmağını emmesinden ya da kayıkta yatarken bir bebeğin annesinin rahmindekine benzer bir şekilde yattığını görmemizden de anlayabiliyoruz

Hayat, filmde başına gelen her şeye rağmen bunların hiç birine tepki vermez. Buna rağmen, bazen kızgınlığını evinin çevresindeki hindiyi tekmeleyerek attığını görürüz. Hindiyi, en son annesi Hayat'ı aramaya geldiğinde annesi ile aynı karede görüyoruz.​

Hayatın yanından ayırmadığı babasının hediye ettiği oyuncak bebeği finalde evden ayrılmadan önceki sahnede tekmelediğini görüyoruz. Bu da aslında Hayatın babasına attığı bir tekme ya da özgürlük ve kendi ayakları üzerinde durmak için atılmış bir tekme olarak adlandırılabilir.​

Hayat, annesinin kendilerini terk edip gitmesiyle, kendini ondan boşalan annelik pozisyonunda buluyor. Babanın tavada unuttuğu balıkları çevirir, evin işlerini yapar, yatalak dedeye bakar. Baba dayak yerken onu korumaya çalışır, dedenin istediği sigarayı alabilmek için bakkalın istismarına göz yumar. Hatta baba ve dedeyi onun dizlerinde teselli ararken bile görürüz.​


Evi terk edip başka biriyle evlenen anne ise her ne kadar bırakıp gitmiş olsa da, hayatla ve eski eviyle ilgilenmeye devam ederek pasif, ikincil bir roldedir. Annenin, Hayat'a ilk defa regl olduğunda kadın oldun diyerek attığı tokatla, verdiği elbisenin uzunluğu ve kadınlığın simgesi olan saçlarını kesmesiyle, yerini aldığı için onu hem kıskandığını hem de ataerkil kültür aktarımı yaptığını görüyoruz.​


Babanın gemilere pazarladığı kadın üzerinden, kadını alınıp satılabilen bir nesne olarak görüyoruz. Aynı kadının, Hayat'a 'sen bizim işimizi elimizden alacaksın' diyerek, kızın güzelliğine bir övgüde bulunması da yine filmde kadının erkek bakışı için bir nesne olduğu söylemini tekrar ediyor.​

 

Üvey babayı, Hayat'ı açılan bacaklarından dolayı 'düzgün otur' diye uyarırken oğlunu 'kız mı kovalayacaksın' diye severken, kadın ve erkek için biçtiği rolleri de görmüş oluyoruz.​


Hayat, tüm yaşadıklarına ve başına gelen her şeye rağmen hiçbir tepki vermez. Bu anlamda son derece pasif bir roldedir. Babasının başka bir erkek tarafından dövüldüğünü görür. Sonrasında kendisini koruyamayan babasından daha güçlü olduğunu gördüğü adama 'benimle evlenir misin' der. Annesi gibi babasından daha güçlü bir erkek arayışındadır.​


Hayat'ın, finalde birlikte gittiğini gördüğümüz çocuğu seçmiş olması da aslında onu güçlü bulmuş olmasından kaynaklanıyor. Hayat'ı film boyunca sadece finalde bu tercihinden sonra gülerken görebiliyoruz. Mutludur, çünkü kendisini koruyan güçlü bir erkekle birliktedir. Çocuk, Hayat'ı rahatsız eden çocukları ondan uzaklaştırmıştır. Ayrıca çocuk bir takımın taraftarıdır. Hayat, bu takımın taraftarlarını kalabalık olarak bir arada görmüştür, yani bunun temsil ettiği gücün farkındadır.​

 

'Hayat Var', Reha Erdem'in daha önceki filmlerinde de olduğu gibi yine kendisinin yazdığı bir senaryoya sahip ve bu filmde yine diğer filmlerinde de olduğu gibi ana karakteri oldukça yalnız ve bir değişim içerisinde görüyoruz.​ Ayrıca filmde görüntülerle birlikte sesin de çok etkin bir şekilde kullanılması ile filmin güçlü bir anlatı yapısına sahip olduğunu görüyoruz.

oluşturulma tarihi: 2016-12-16 18:47:25 (yaklaşık bir ay önce)
güncelleme tarihi: 2016-12-16 21:32:10 (yaklaşık bir ay önce)
okunma sayısı: 4, beğenilme sayısı: 3

yapışkan kelimeler: hayat var, reha erdem, elit işcan

Yorumlar


Olan Biten

  1. Rahilaa, "'Sybil' Gerçek Bir Hayattan Uya..." adlı yazıya yorum yaptı. 25 gün önce
  2. fthgzl79, "Kontrolü Kaybetme Zevki Üzerin..." adlı yazıya yorum yaptı. 5 ay önce
  3. fthgzl79, "Ey, sinema üzerine yorum yapan ..." adlı yazıya yorum yaptı. 5 ay önce
  4. Coreality, "Bir İç Hesaplaşma Olarak 'Dog..." adlı yazıya yorum yaptı. 5 ay önce
  5. gokturk_d, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. 7 ay önce
  6. zverkov, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. 7 ay önce
  7. mucahit, "Kış Uykusu Üzerine..." adlı yazıya yorum yaptı. 7 ay önce
  8. chillshaker, "Üç Renk: Beyaz..." adlı yazıya yorum yaptı. 8 ay önce
  9. sersak53, "Modern Zamanlar Anlatısı Üzer..." adlı yazıya yorum yaptı. 9 ay önce
  10. ivalde, "Üç Renk: Beyaz..." adlı yazıya yorum yaptı. 11 ay önce