Filim Adamı


Film Fecir » "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" nam-ı diğer "Sil Baştan"

"Eternal Sunshine of the Spotless Mind" nam-ı diğer "Sil Baştan"

yazar: @kavunici
eternal-sunshine-of-the-spotless-mind (2004)

İlk olarak şunu belirtmeden başlamak istemiyorum, bizim aklı evvel yurdum çevirmenlerinin film isimlerini çevirirken kullandıkları o mükemmel ötesi hayal güçleri(!) ilk defa bir işe yaramış ve "Eternal Sunshine Of The Spotless Mind" filmini telaffuz ederken yaşayacağımız eziyeti anlayarak "Sil Baştan" olarak çevirmişler ve insanlığa büyük bir hayır işlemişlerdir.

 

Yıllar yılı bu filmi izlememiş ve eksikliğinide hissetmemiş bi şekilde yaşamıma devam ediyordum ki, mahalle baskısına daha fazla dayananmadım ve izlemeye koyuldum. Belkide yıllarca gereğinden fazla bi şekilde filmi duymamdan kaynaklı yada nereye baksam bu filme rastlamamdan kaynaklı yada dillere pelesenk olmasından kaynaklı bilmiyorum ama bi şekilde izleme isteğimi kaybetmiştim. Ki isteğimin zorla canlandırılmasıyla kendimi filmi izlerken buldum.

 

Evet, gelgelelim filmimize. Çok fazla uzatmadan ve suyunu çıkarmadan yazmaya çalışıcam (kendime hakim olabilecek miyim bilemiyorum)

 

Öncelikle Jim Carrey'in iyi sayılabilecek bir oyunculuk sergilediğini söylemeliyim. Bazı sahnelerde o sıradanlığı, o bıkkınlığı yüzünden akıp gidiyodu resmen. Tavrından okunabiliyodu. Ki onca komediden sonra hiçte eğreti durmadı bu rolde.

 

Aslında bence iyi komedi oyuncularının hepsi iyi birerde drama oyuncularıdır zaten.

 

Kate Winslet'inde oyunculuğuna iyi diyebiliriz. Yani aslında o rolde oynasa iyi bi oyunculuk çıkarmış diyebileceğimiz 2386428 tane aktrist var zaten.

 

O sebeple role ekstra bi ruh katmış falan değil. Rolde kötü durmamış, yakışmış o kadar.

 

Filme gelecek olursak, çoğu yerde, daha doğrusu ilişkilerin son dönemlerini izlerken o kadar bunaltıcı geldiki. En ufak şeylerin bile göze batar olduğu o dönemler gibi, sıkıcı. içim bunaldı yani.

 

Zaten filmin genelinde bi bayıcı hava hakim. O sahnelerde daha belli eder oldu kendini. Ama o hava bu duygunun anlaşılması açısından iyi olmuştur tabi.

 

Filmi izlerken çoğu yerde, bu filme biraz daha bilimkurgu biraz daha fantastik öğeler falan, off harika bi film olurdu demekten kendimi alamadım.

 

Tabi o zaman film bambaşka bi hal alıp bambaşka bi türe dönüşürdü ama daha hoşuma giderdi diye düşündüm.

 

Eğlenceli, ütopik, hayal gücünü zorlayıcı.

 

Her neyse, filmdeki diyalogları pek tatmin edici bulamadığımıda söylemeliyim. Aslında böyle olması daha gerçekçi bi yan katıyor elbette. Sonuçta insanlar günlük hayatlarında kaç defa bi kenara nor edilecek cinsten laflar ediyorki. Lakin mevzu bir sanat dalı olduğundan sanatın iz bırakıcı özelliğini filmlerdede görmek istiyorum, kulaklarımız bi kaç etkileyici söz, diyalog aramıyor değil hani. Ama didaktik söylemlerin kulağa sokulduğu filmlerden ziyade böylesini her zaman tercih ederim tabiiki, daha basit daha ufak sözler.

 

Aslında bu bahsettiğim şey filmi dublajlı izlememden kaynaklıda olabilir. Film isimlerini çevirmedeki yaratıcılık(!) dublaj konusundada mevcut olduğundan, dublajlı izlediğim filmlerde hep aklımda soru işaretleri kalıyor.

 

Gelgelelim filmde hoşuma giden kısımlara;

 

Biri şu, bilimsel ahlaksizliklara ciddi bi vurgu yapılıyo olması, belkide bu aklahsızlıklara karşı bi söylem niteliği taşımıyor film, böyle bi amaç yada duruş yok belki ama benim filmden sonra aklımda kalan bi tarafta bu olucak. Ve belkide bu noktaya biraz daha, çok değil sadece ufak bi kaç replikle daha altıçizilebilinirdi gibime geliyor.

 

Filmde hoşuma giden bir diğer kısımda şu, bu nokta bana filmin genelinden ziyade gerçekçi gelen tek şey diyebilirim.

 

Herkes tüm sevdikleri hakkında sinir olacagi yuz binlerce sey bulabilir. Deli gibi aşık olduğunuz biri dahi olsa, farklı bi noktaya geçip baktığınızda, oturuşu yüzünden yada sevdiği renkler yüzünden yada sırf bazen can sıkıcı olabildiği için lanetler yağdırabilecek hatta beyninden silip atmayı isteyecek durumuna gelebiliyor olmamız. Hiç bi zaman tencere kapak olamayacağımız için bu duygular çok insani duygular. Meselede böylesi sebeplerden ötürü bi şeyleri tuketmeyi goze alamayacak derecede sevebiliyo olmak.

 

Filmi biraz zorlayarak bu çıkarımı yaptım ben.

 

En azından böyle bi çıkarımı olsun istedim, bence bu olmalı :)

 

 

velhasıl kelam, izledim.

çok mu beğendim? hayır.

kötü müydü? hayır.

Hayatimda seyrettigim aska dair en guzel film değildi.

Son zamanlarda izlediğim en güzel filmde değildi.

Jim Carrey için ya da Kate Winslet için en iyi performanslarıydı da diyemeyeceğim.

en saglam yada en yaratici film de değildi.

belki iç güveysinden halliceydi diyebilirim. (sanata böyle bi yorum getirdiğim için şu anda utanıyorum lakin affedin başka bi tanım bulamadım)

iç güveysinden hallice dediğin bir film için mi oturmuş 45 dk dır yazıyorsun diyebilirsiniz.

ama çok övülen fakat benim o tüm övgüleri abartı bulduğum filmle hakkında kendi fikirlerimi yazmazsam öleceğim diye çok korkuyorum. (hayır bunun meali muhalefet olmak demek değildir :) )

 

 

Son olarak, film farklı bi kurguya sahip. içinde ufacıkta olsa bir farklılık barındıran her film izlenmeyi hak eder. (maalesef "her film" izlenmeyi hak eder diyemeyeceğim, her zaman emekten yana olsamda, insanların fikirsel olarak bi çok yana evrilmesine yol açabilecek en önemli silahlardan biri olan sinema hakkında bazen emekten ziyade farklı amaçların taşındığına inandığımdan dolayı bu ayrımı yapmayı daha doğru buluyorum)

 

 

izleyiniz efendim.

sevgilerimle..

oluşturulma tarihi: 2012-01-04 21:47:20 (5 yıl önce)
güncelleme tarihi: 2012-01-06 00:51:59 (5 yıl önce)
okunma sayısı: 80, beğenilme sayısı: 52

yapışkan kelimeler: jim, carey,kate,winslet,sil,baştan

Yorumlar

enik-kral
enik kral
filmdeki gibi filmi beyninden silip atabilsen ve eskisi gibi izlememiş ve eksikliğinide hissetmemiş bi şekilde yaşamıma devam edebilsen isterdim... bende bu filmin gereğinden fazla abartıldığı kanaatindeyim. ayrıca bu film adaptation ,new york yansımaları ve john malkovich olmak filmlerinde imzası bulunan charlie kaufman insan beyniyle uğraşmayı seviyor dilinden anlamayan biri için işkence olabilecek filmler...
5 yıl önce
abiduk
abiduk
bende aynı şekilde düşünüyorum evet, herkes çok abarttı bu filmi. abartılacak bir yan göremedim ben. gayet orta derece bir filmdi.
5 yıl önce
hamzaa
hamzaa
yazdıklarına pek katıldığımı söyleyemeyeceğim. çok sıradan bir filmmiş gibi bahsetmişsin. bence oldukça farklı ve güzel bir film.
ama beğendiğini belirttiğin kısımlardaki fikirlerine katılıyorum.
5 yıl önce
ulucan
ulucan
bi kaç film sitesi ve bloglarda gördüğüm kadarıyla evet biraz abartıldığı fikrine katılıyorum ama genel olarakta kötü bir film değildi, sevdiğim bir filmdi diyebilirim hatta. bu tarz farklı yapımlar çok sık gelmiyor.

elinize sağlık


5 yıl önce
nakedintherain
nakedintherain
sadece ''itörnıl sanşayn of dı spotlıs maynd'' diyerek bardan kız kaldırabileceğinizi biliyor muydunuz?
5 yıl önce
jpeg
jpeg
sadece üstünde çok konuşulup, yazılması filmi sıradanlaştırmaz değil mi? içimizdeki "kimsenin bilmediği/duymadığı/izlemediği güzel film/müzik/kitap keşfetmek ve paylaşmak" duygumuzu bastırmadığı doğrudur, ama öylece, yalın bir şekilde, yorumsuz o filmi izleyince en azından beni oldukça içine çekmişti. etkilendiğimi belirtmeliyim.
5 yıl önce
huzurndarem
huzurndarem
Bu filmin sıradan bir romantik komedi filmiyle bir tutulması beni kahrediyor bu yüzden olumsuz eleştirilere pek fazla katılamıyorum. Senaryosu ve kurgusu olsun yenilikçi daha doğrusu şaşırtıcı bir filmi The Notebook ya da Kasımda Aşk Başkadır gibi sadece romantizm aşk üzerine kurulu filmlerle bir tutmak bence pek hoş değil.

Bu filmin abartıldığını düşünenlere katılmıyorum. Filmi sadece bir aşk filmi olarak izleyenler evet abarttılar, çünkü film eğer sadece bundan ibaret olsa bu saygıyı benim nazarımda da hak etmiyor olacaktı. Ama film bilim kurgu yanıyla çok farklı bir fikir ortaya sunduğundan ve bunu da çok kolay tahmin edilebilir, klişe bir yoldan yapmadığından üstüne üstlük oyunculuklar ve sahneler de yeterince iyi olduğundan çok rahatlıkla iyi ve yaratıcı kategorisi altına sokulabilecek bir film.

Sadece eleştirmek amacıyla aaa çok abartıldı demek için Aşk Tesadüfleri Sever ya da İncir Reçeli gibi filmler seçmenizi öneririm.
4 yıl önce
OcaptainMycaptain
OcaptainMycaptain
Bu film çoktan klasik olmuştur,kim ne derse desin değeri ortada.
3 yıl önce

Olan Biten

  1. zett, "Ey, sinema üzerine yorum yapan ..." adlı yazıya yorum yaptı. 2 ay önce
  2. Rahilaa, "'Sybil' Gerçek Bir Hayattan Uya..." adlı yazıya yorum yaptı. 4 ay önce
  3. fthgzl79, "Kontrolü Kaybetme Zevki Üzerin..." adlı yazıya yorum yaptı. 8 ay önce
  4. fthgzl79, "Ey, sinema üzerine yorum yapan ..." adlı yazıya yorum yaptı. 8 ay önce
  5. Coreality, "Bir İç Hesaplaşma Olarak 'Dog..." adlı yazıya yorum yaptı. 8 ay önce
  6. gokturk_d, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. 10 ay önce
  7. zverkov, "Dekalog 1..." adlı yazıya yorum yaptı. 10 ay önce
  8. mucahit, "Kış Uykusu Üzerine..." adlı yazıya yorum yaptı. 11 ay önce
  9. chillshaker, "Üç Renk: Beyaz..." adlı yazıya yorum yaptı. 11 ay önce
  10. sersak53, "Modern Zamanlar Anlatısı Üzer..." adlı yazıya yorum yaptı. yaklaşık bir yıl önce