Filim Adamı



-> bir mevzu çıkar! -> filmler hakkında ( genel ) -> insan istediği tüm filmleri görmeye ömrünün yetmeyeceğini kabullendiğinde çok rahatlıyor..




"insan istediği tüm filmleri görmeye ömrünün yetmeyeceğini kabullendiğinde çok rahatlıyor.." başlığına cevaben...




yejades
yejades
www.gaiadergi.com

Son birkaç bu sıkıntıyı yaşıyorum. Yetmeyeceğini bildiğimden bir filmş bir daha izlemek istemiyorum. Garip bir endişem var.


Sa, 13 Ağu 2013, 21:21 (3 yıl önce)
soie
soie
omfg!

insanın istediği tüm filmleri görmeye ömrü yeter. sadece onları görecek kadar vaktiniz yok. çalışmak zorunda olmasanız, sorumluluklarınız ve yapmanız gereken bir şey olmasa pek tabi ömrünüz yeter görmeye hepsini.

bana gelince, film izlemek o kadar da önemli bir şey değil. önemli olan filmi izledikten sonra zihinde kalan düşünceler, sorular. ben daha çok bu sorulara kesin cevaplar bulamayacağım için üzülüyorum.



Paz, 6 Oca 2013, 04:14 (3 yıl önce)
ProZaC
ProZaC


İzlediğiniz beşyüz filmden sonra izlemek istediğiniz film sayısı azalmıyorsa kaybettiğiniz bin saate üzülmeye başlasanız iyi olur.Şu ölmeden önce izlemeniz, okumanız, dinlemeniz gerekenle başlayan tüketici zihniyetine de bir çift lafım var.bana ölmeden önce dokunmam gereken bir kadın söyle ve yerine otur. :)



Prş, 3 Oca 2013, 15:37 (3 yıl önce)
reklamlar

solon
solon


Bir dönem her gün film izlemediğim zaman kendimi rahatsız hissediyordum, izlemek için fırsat yaratmaya çalışıyordum. Şimdi ise işimin bir parçası olduğu halde izlemeyi azalttım, fırsatını bulursam izliyorum bulamazsam şartları zorlamıyorum. Hele şu "Ölmeden Önce Görmeniz Gereken" benzeri listeler beni acayip sinir ediyor. Sinemaya hızlıca tüketmemiz gereken bir gıda maddesi muamalesi gibi geliyor bana, bu haliyle de seyirci biricikliğinden çıkıyor. Sindire sindire istediğim zaman istediğim filmi izlerim, şu listeyi tamamlamalıyım gibi bir takıntı halinden uzaklaştı ki bence en güzeli bu şekilde. 



Çrş, 2 Oca 2013, 23:10 (3 yıl önce)
albertini
albertini
Doğa bize şunu emrediyordu ve bunun için bizi MAHKUM ilan etti; "İnsanları sevin"; oysa insanların sevilecek hiçbir tarafları yoktu..

tamam, kimse kimseden üstün değil..bn de laf yetiştirecek değilim tabiki..

sadece sorulan sorulara kıyıdan, köşeden ordan burdan şurdan cvplar veriyorum..

daha fazlası değil..artniyet aramamak lazım..



Çrş, 2 Oca 2013, 21:11 (3 yıl önce)
reklamlar

enik-kral
enik kral
“İkimiz de gidebiliriz Sonra dönüp Derin uykulara dalabiliriz Acı çekebiliriz uyanınca İhtiyarlayabiliriz Sonra tekrar dalabiliriz uykuya Ölümü düşleyebiliriz Oysa Başucumuzda Gülerek bakıyor bize Durmadan tazelenen bu sevda”

dediğim gibi size laf yetiştirebilecek bir kafam yok , ve bazı kelimeleri de yanlış kullanıyor olabilirim havalı olsun diye... ve yine sizinle aynı sebeplerden burdayım ne  bir eksik ne fazla...



Çrş, 2 Oca 2013, 21:07 (3 yıl önce)
albertini
albertini
Doğa bize şunu emrediyordu ve bunun için bizi MAHKUM ilan etti; "İnsanları sevin"; oysa insanların sevilecek hiçbir tarafları yoktu..

alakasız yorumlar olabilir..(Yani konuyla alakasız) ama alakasız sorular sorarsanız alakasız cevaplar alırsınız..

konu uzamaya devam ettikçe benim trollüğüm de -dolayısla şöhretim de- artıyor..ilginç miş:)



Çrş, 2 Oca 2013, 21:02 (3 yıl önce)
Noumena
Noumena


Enik kral adlı birader burada meslekleri küçümsediğim yok sadece göründüğün gibi olmak en güzeli diyorum. Öyle lafı soktum engelledim rahatladım kıvamındaysan bravo sana..



Çrş, 2 Oca 2013, 21:00 (3 yıl önce)
albertini
albertini
Doğa bize şunu emrediyordu ve bunun için bizi MAHKUM ilan etti; "İnsanları sevin"; oysa insanların sevilecek hiçbir tarafları yoktu..

İroni kelimesinin ne işe yaradığını bilmezsen tabii kendi fikrinin doğru olduğuna inanırsın..



Çrş, 2 Oca 2013, 20:59 (3 yıl önce)
albertini
albertini
Doğa bize şunu emrediyordu ve bunun için bizi MAHKUM ilan etti; "İnsanları sevin"; oysa insanların sevilecek hiçbir tarafları yoktu..

 

yazar olmak istesem birilerinin yardımıyla ve pohpohlamasıyla yapmam bunu..

 

Yyrıca Türkiyede yazar olmak büyük bir riski gerektirir....Eğer kişi iyi yazmış olsa bile okuyucu kitlesini edinmesi çok zor.. Elif Şafak, Hakan Günday gibi yazarların baştacı edildiği yerden hiçbirşey beklemememek gerek..  

 

--  

 

"gerçek hayatın çok sıkıcı inanılmaz monoton ve yalnızlığın dibindesin burayla kendini teselli etme"  

 

bunu sözlerimden, avatarımdan ve alıntılarımdan mı anladın.? eğer öyleyse İyiyimiş..  

 

--  

 

Ayrıca yalnızlık kötü bir şey değil bence.Ha insan doğasına aykırı mı, evet çoğu durumda aykırı..Ama kişi "bilinçli" olarak yalnızlığı seçmişsse orda bir problem yok bence..Ama Kafka gibi sürekli topluma adapte olmaya çalışıp her defasında kapıya konulursa kendisi işte orda bir sorun vardır..Uyumsuzluk vardır..Bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum..Ama kişide belli bir "eziklik" hissiyatı yaratır..Ve sonuçları kötü olabilir..      

 

Nedense bilmiyorum ama Yalnızlığı bir "öcü, bir korku unsuru" gibi lanse ediliyor, ve ben bunu anlamıyorum..

 

Bence bu tabulaştırıldı..Yalnızlık = eziklik.      

 

Dostoyevski yalnız kalmak için neler yaptı, bilirsiniz..Ama şimdiki gençlerin çoğuna bakın (en azından Noumena gibi iyi bir gözlemciyseniz) hepsi kendini bir nesneye veya özneye teslim ediyor..Yalnızlık düşüncesini zihinlerinden atmak için telefonlara, I phone´lara (doğru mu yazdım bilmiyorum) sarılıyorlar..      

 

He bir de kendini topluluk içine sokup orda rahatlayanlar var..Onları da incelemek lazım..



Çrş, 2 Oca 2013, 20:58 (3 yıl önce)
güncellendi: 3 yıl önce (2013-01-02 21:00:10)





yaz, çiz..

Yüz ifadeleri: " o:) ", " :3 ", " o.O ", " :'( ", " 3:) ", " :( ", " :O ", " 8) ", " :D ", " >:( ", " <3 ", " ^_^ ", " :* ", " :v ", " :) ", " -_- ", " 8| ", " :p "," :/ ", " >:O ", " ;) "