Filim Adamı



-> bir mevzu çıkar! -> filmler hakkında ( genel ) -> kıyamet ya da post apokaliptik süreç




"Kıyamet ya da Post Apokaliptik Süreç" başlığına cevaben...




hegel
hegel
"Kalem oynatan ile ayı oynatanın buluştuğu yer"

Kıyamet bir “bitiş”i simgelerken, Post Apokaliptik sürecin yaşamın devamlılığına vurgu yapması, adındaki şıklığın teselli ediciliği altında sıranın sonunda ona geldiğini gösterir. Post Apokaliptik dönemin, gerçekleşmesi için bir “felaket”e muhtaç olması, beklenirliğinin de etkisiyle bu süreci katlanılır kılar. Özellikle filmler de bu dönemi, kötüler üzerinden iyi insanların arınması eylemiyle gözlemleriz. Düzenin her anlamda yıkıldığı bu dönemde ayakta kalmak ve varlığını sürdürmek insanoğlu için epey çilelidir. Bütün bu yıkıntılar altında biz seyircilere “sevimli” gelen şey nedir o zaman? Bizim başımıza gelmemiş olmasının keyfini çıkarmak. Bir kaza anında trafiğin sıkışmasının ilk sebebi de budur. O anın, bizim başımıza gelmemiş olmasının, başkası üzerinden tadını çıkarmak. Peki, bu temas etmediğimiz/edemediğimiz “başkası” bir görüntüden başka bir şey değilse? İspatı yok. Tersinden bakarsak; sinemada post apokaliptik dönemi işleyen bir filmde gördüklerimiz “gerçek”den başka bir şey değilse. Her birimizin kendisini dünyanın merkezinde hissetmesi tuhaf değil mi? Bunu anlamlandırmaya çalışmak, ortak algı alanı oluşturmaya çalışmak, başkasının yerine geçmek, isteklerimizi üreten kaynağa yönelip onu sorgulamaya ve belki de kurutmaya çalışmanın bencilliği üzerine eylemlere girişmek.

Kıyamet ya da Post Apokaliptik süreç, duyguları değersizleştirip insana başka bir model sunduğu için, ayrıca tercih edilebilir ve belki de istenen, olması gereken bir süreç. Post Apokaliptik süreç, Kıyamet’in içinde bir çember olarak da düşünülebilir. Kendisi de içinde dönemsel çemberler barındıran bir çember; şu andaki dünya zamanımızı da kapsayan. Sorun, Post Apokaliptik çemberin, parçalanması kaçınılmaz olan bu iç çemberlerin yıkıcılığına dayanıp dayanamayacağı. Dayanamaması durumunda Post Apokaliptik dönemin hiç gerçekleşmeyeceği –pas geçileceği- kıyamete açılan bir süreç yaşanacak. Ve kim bilir, belki kıyameti de içinde barındıran dış çemberler ya da başka oluşumlara kapı açılacak.

Gelecek bize sonsuz seçenek sunar. Bu da onu her anlamda işlemek için cazip kılar. Özellikle sinema ilgi alanımız olduğundan, yaratıcılık sıkıntısı çekenlerimiz için de esaslı bir seçenektir. Bunun üzerine gitmek gerekir bence. 

Jung’un arketip kavramı (kabaca, ortak insanlık tarihi üzerinden kendiliğinden oluşan ortak bilinç) aynı zamanda “yaşanmamış” gelecek zamanı da kapsadığını varsayarsak, bilinçaltımızda gelecek ile ilgili şifreler de bulunmaktadır bence. Daha açık olmak gerekirse tüm zamanlar üst üste binmiştir ve geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek aynı anda yaşanmaktadır. Bunun da devamı var ayrıca.



Pzt, 16 Kas 2009, 15:36 (7 yıl önce)



yaz, çiz..

Yüz ifadeleri: " o:) ", " :3 ", " o.O ", " :'( ", " 3:) ", " :( ", " :O ", " 8) ", " :D ", " >:( ", " <3 ", " ^_^ ", " :* ", " :v ", " :) ", " -_- ", " 8| ", " :p "," :/ ", " >:O ", " ;) "