Filim Adamı



-> bir mevzu çıkar! -> mesaj kutusu -> telif hakları meselesi




"Telif Hakları Meselesi" başlığına cevaben...




afelka
afelka
yolabaktimyoluzun.blogspot.com

Örnek gösterdiğim kuruluşların bahsedilen siteleri kapattırıp kapattırmadığını bilmiyorum, ama aynı şekilde örnek gösterdiğim kuruluşların Lastfm'den, Myspace'den telif için para alıp almadığını da bilmiyorum. Bu iki konu hakkında bir bilgi bulabilirsem tekrardan paylaşırım.

Last.fm sitesini kullanmadığımı da daha önce belirtmiştim, o yüzden oradaki siteye konulan tüm şarkıların şarkıcılar tarafından bizzat konulup konulmadığın gerçekten bilmiyorum, ama bu konuyu da araştırıp ona göre cevap vermek istiyorum. Eğer şarkıcılar bizzat koyuyorlarsa zaten bundan Mü-yap'ı da haberdar etmelidirler ya da kendileri koymuşlarsa Mü-yap içerisinde bu karara karşı çıkma hakları da vardır. Sonuçta tekrar söylüyorum Mü-yap kendi çıkarları için değil, derneğe üye yapımcıların çıkarları için mücadele etmektedir ve bu dernek de bizzat bu yapımcılar tarafından kurulmuştur.

Mü-yap'ın şirketlere para aktardığını ise biliyorum ve dediğim gibi bu kazanılan paranın büyük bir kısmı. Ayrıca yine Turkcell örneğini vereceğim, Turkcell Mü-yap ile bir anlaşma yapınca aynı anlaşmayı diğer bahsettiğim küçük derneklerle de yapıyor, Mü-yap'ın anlaşması bir örnek teşkil ediyor, ama elbette ki bağımsız bir yapımcı ne yapıyor nasıl hakkını savunuyor o konuda benim de tereddütlerim var.

Last.fm sitesini hakimlerin bilmiyor olması ise doğru olabilecek bir argüman, sonuçta Mü-yap'ın avukatları eminim ki işlerinin ehlidir ve hazırladıkları dosyalar da kendi davalarını güçlendiriyordur. Ama hakim de sonuçta ciddi bir karar alırken bence "bunu Mü-yap dedi o zaman yapmalıyım" şeklinde davranmıyordur.

Sonuçta bu tartışmanın bir sonuca varabilmesi için bazı gerçeklerin öğrenilmesi gerekiyor, Mü-yap umarım istediğin cevabı verir.

Korsana karşı olma konusunda ise fikir ayrılığındayız. Dediğim gibi herkes bu konuda kendi kararını vermelidir.




Çrş, 23 Eyl 2009, 20:11 (7 yıl önce)
havlayankuzu
havlayankuzu
Ars, Gratia Artis....Yalandır yalan kalacak...

Afelka,galiba demek istediğimi tam olarak anlatamadım. Mü-yap'ın muadili bir kurum yada kuruluş yok,Mü-yap'ın işini yapan kurum ve kuruluş çok tabi ki, ancak bu kurum ve kuruluşların hiçbirisi Mü-yap gibi son derece esnek yasalardan kaynaklanan, yaptırım gücüne sahip değil.

 

Örnek olarak verilen kurum ve kuruluşlardan hangisi herhangibir zaman diliminde, "youtube", "myspace", "last.fm" vb.. paylaşım ağlarına erişimin durdurulması yönünde kararlar aldırabildi,diye sormak isterim.

 

Yasalar,kurumlara bazı haklar verebilir. Eminim, küresel bağlamda telif haklarını savunan sivil toplum araçlarının da hukuktan kaynaklanan birtakım yaptırım güçleri vardır. Ama bu gücü nasıl kullandığımız da önemli değil mi? Örneğin,lisanslı,yasal,gayet hukukî bir yazılımı sitemde paylaştım diye bana asliye hukuk mahkemesinden kapatma kararı gelmemeli değil mi? Yasaları benim tamamen alehime olacak şekilde esnetmeleri sence ahlakî mi?

 

Bu tamamen iyi niyetle ilgili bir mesele.

 

Tartışmaya kattıkların için sana da teşekkür ederim "draos", Ancak başlığımıza konu olan sitenin kapatılması ile ilgili hukukî bir çarpıtmaya da dikkatini çekmek istiyorum. Belki böylece, Müyap'ın konumuna ve Forta'nın serzenişine yönelik hislerimi sizlere yansıtmam mümkün olur.

 

5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu, bildiğiniz gibi birçok sanatçının merakla beklediği, savunduğu,arkasında durduğu ve daha da geliştirilmesini teşvik ettiği bir yasa. Müyap'ın da şimdiye kadar aldırdığı kararlar büyük oranda bu yasaya dayanıyor.

 

Şimdi bu yasanın 7.maddesine bakalım:

 

" Hak sahibinin rızasiyle umuma arzedilen bir eser alenileşmiş sayılır.
Bir eserin aslından çoğaltma ile elde nüshaları hak sahibinin rızasiyle satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser yayımlanmış sayılır.
5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmü mahfuzdur. "

 

7.maddenin de belirttiği gibi. Zaten hak sahibinin rızası ile, "last.fm" e veya "myspace" e eklenmiş eserlerden bahsediyoruz değil mi? Ben bu durumda,kararı alan hakimin ne "myspace" ne de "lastfm" nedir,ne işe yarar bilmediği kanaatindeyim.  Ülkemizdeki yasa ve maddesi bu. Lastfm başka şirketlerle ne gibi anlaşmalar yapmış Forta bu konuda hiçbir açıklamada bulunmuyor. Ayrıntıları bilmediğimiz için de mantıklı konuşamıyoruz.

 

Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler farkından burda bir sonuç çıkarmak mümkün olur belki. Ancak bu durumda da belirtilen iki sitenin de o şarkıları pazarlamadığına dikkat çekerim. Pazarlanan şey, sitelerin vermiş olduğu sunucu hizmeti. Zaten myspace, bir musiki sitesi değil. Üstelik ücretsiz. Bununla birlikte, işin ticari boyutundan öte rıza meselesi bu. Sorunun çözümü gayet basit, "Müyap üyesi tüm sanatçılar, hesaplarını kaparlar; bunu da eylem olarak nitelerler,tüm dünyaya duyururlar," hem sesleri çıkmış olur hem de biz rezil olmamış oluruz. Fena bir çözüm mü bu sizce? Daha mantıklı değil mi? Daha akıllıca olmaz mı?

 

Forta, bir şekilde, Myspace'e eklenen eserlerden telif ücreti aldığı takdirde bu parayı, bağımsız şarkıcılarla paylaşma yoluna gidecek mi mesela? Onu da bilmiyoruz. Bu amaçla yola çıkan Forta, büyük bir kısmı bağımsız şarkıcıların hesaplarıyla dolu Myspace'e niçin dava açsın yoksa ? İnsan merak ediyor haliyle. Bence burda Forta'nın amacı daha başka. Afelka'nın da belirttiği gibi, Müyap bir tekel. Her tekel gibi bağımsızlardan pek haz etmiyorlar sanırım. Başka mantıklı bir açıklama bulamadım ben. Neyse,şahsi fikrim sonuç itibariyle,bu.

 

Forta'nın şimdiye kadar hangi sanatçıya ne kadar kaynak aktardığını da bilmiyorum. Müyap'ın sunduğu hizmetlere dair,bir hesap dökümü rica ettim kendilerinden. Ancak henüz bir cevap yok. Gelirse paylaşırım burda da. Sanata dair,en ufak bir hizmetleri olduysa,şimdiden teşekkür ederim kendilerine.

 

Draos, gerçekten de sırf parasızlık yüzünden hırsızlığı meşru göstermek yanlış. Haklısın. Ancak, ülkemiz insanlara alternatifler üretmiyor. Birçok ülkede bu alternatifler var halbuki. Örneğin, Fransa'da; aylık sinema kartları dağıtılır, veya İtalya'da düşük kaliteli kitap satışı vardır ki, özellikle öğrenciler de gayet pahalı olan bu ürünlere ulaşabilsinler. Bunlar basit çözümler. Ama bir DVD'den fahiş fiyatlar talet edip, kitapları spota düşmedikçe maliyetinin çok üzerinde fiyatlara satmaya çalışırsanız,insanlar kendi alternafitlerini üretirler. 

 

Benim konu ile ilgili düşüncem, sanatın,fikir ürünlerinin böyle giderse hakim, egemen zümrelerin tekelinde kalacağı. Bu sistemin sunduğu çözüm bu çünkü. Bunun böyle olmasını istemiyorum ben. Sanırım siz de istemiyorsunuzdur.



Çrş, 23 Eyl 2009, 17:41 (7 yıl önce)
draos
draos


Üniversitedeyken antalya'da bir hayli kaliteli ve yabancı müzik yayını yapan yerel bir radyoda 3-4 sene program hazırlamıştım. özellikle yerel radyoların ne zor koşullar altında yaşama savaşı verdiğine bizzat şahit oldum o dönemde. Radyonun genel yayın yönetmeni (sahibi) hergün farklı bir çözüm yoluyla gelip içinde bulunduğu dar boğazdan çıkmaya, bunu yaparken kendini de bizi de inandırmaya çalışırdı... "Tamam ruhumuzu şeytana sattık deriz, gerekirse türkçe, hatta arabesk bile çalarız." tarzı çıkışları meşhurdu...

Öyle bata çıka, ama ruhunu şeytana satmadan yaşamını sürdürüyorken radyo, birden bire izansız bir telif yasası çıkıverdi. bu yasaya göre çaldığımız şarkı başına inanılmaz paralar ödemek zorundaydık, cezalar ise ölümcüldü. uzun bir süre, müyap üyesi olmayan, gayet alternatif, eski püskü, bazen kalitesiz şeyler çalmaya başladı çare olarak.

Battı.

Sonuç olarak...

Telif hakları konusu çok genel hatları ile sayfalar dolusu tartışılsa bile belli prensipler dışında varabileceğimiz sonuç pek kısıtlıdır.

Sanat ve sanatçı tartışmasından yola çıkıp, şirket ve karlılık noktasına varabilecek ucu açık, etik bir konudur.

Elbetteki Müyap gibi sanatçıların haklarını koruyacak sivil toplum örgütleri olmalıdır. Sivil toplum örgütleri hepimize lazımdır. Demokrasi, etik ve adaletin vazgeçilmez unsurudur onlar. Sanatçıların hakkını korurken eskiden çok izansız davranılması durumu artık yeni düzenlemelerle akıl ve mantık sınırlarına oturtulmuştur.

Eminim afelka da internet üzerindeki yasakçı ve sansürcü yaklaşımdan özgürlükler bağlamında hazzetmiyordur. Olay bu haliyle elbette tatsız. Ama telif gerçeğini gözardı ederek hele bir de yabancı şirketlerle anlaşma sağlayıp da Müyap'ı adam yerine koymamaları elbette bir yaptırımı gerektirmektedir. Bu da bir yaptırımdır.

Telif konusu etik tartışmalar sonucunda her boyutuyla netleştirilmeli ve doğru yerine konulmalıdır.

Müzik konusunda sanal paylaşımı meşru gören bir çok insanın bu konuyu gündeme getirirken kullandığı ana argüman sanatçının albüm satışlarından değil sadece konserlerden ve ekstralardan yani canlı performanslardan para kazanması gerekliliğidir.

Bu da tartışmaya açık bir konu tabiki ama haklı yönleri var. Albümleri sadece sanatçının tanınmasının bir unsuru olarak konumlandırırsak insanlar albümünü dinledikten sonra sanatçıyı dinlemeye pekala konserlere gidebilir. Ve sanatçı başarılıysa, alanı doldurmuşsa bundan da bir servet elde edebilir.

Bu görüşe, "her sanatçının konser yapacak ortam ve koşulları sağlaması mümkün olamaz" şeklinde bir karşı argüman geliştirmek mümkün. Fakat yeterince iyi olan her sanatçının konserini halk zaten talep eder. Kişi yeterince iyi değilse zaten varsın bu işi yapmasın ve bu işten para kazanmayıversin bir zahmet.

Bu konular tartışılsa da, günümüzde sanal paylaşımın önüne geçilmesi pek mümkün olmadığı için yukarıda anlattığımız durum kısmen yaşanmaktadır, diyebiliriz.

Ayrıca yapımcıların bu konuya getirdiği en mantıklı karşı atak, yasal paylaşım siteleri, televizyonlar ve cep telefonları vasıtası ile albüm değil, çok daha cüzi fiyatlara ve kolaylıkla "şarkı" satmak olmuştur.

Fakat sinema sektöründe işin boyutu elbette daha farklı. Sinema zaten özünde paket servistir. Canlısı olmaz. (sinema-tiyatro ayrımına da özellikle atıfta bulunmak isterim.) Fakat sinemanın tazesi-bayatı olur. Sinemada sanal paylaşım sorununu çözmenin en akılcı yolu, insanların taze yapıtları sinema salonlarında; nisbeten bayatlamış olanları da sanal paylaşım yoluyla izlemelerinde bir sakınca görmemektir.

Maddi yetersizlik sahip olunamayacak bir şeyi çalmayı mazur gösterecek bir sebep olamaz sevgili arkadaşlar bunu lütfen gözardı etmeyin. Bu bizi "yağma"ya alkış tutmaya kadar götürür.

Elbette arşiv yapmak için filmleri netten indirmeye karşı değilim. Ama bunu söylerken kullandığımız argümanlara dikkat edelim.

Her ne kadar Hollwood yapımcıları başta olmak üzere bir çok kimse sanal paylaşımdan dert yansa da, bugüne kadar "gösterime girmeden kopyasını çaldırdığı için açılış günü yara alan" bir kaç film dışında, sanal paylaşım yüzünden batan iddialı bir yapım duymadım. Hepsi gişede masraflarının çok üzerinde paraları zaten kazanıyorlar. Geriye ise sanal paylaşımın sanatçıların tanıtımına sağladığı bulunmaz "katkı" kalıyor.

Umarım farklı bir boyut kazandırabilmişimdir tartışmaya, sevgiler.



Çrş, 23 Eyl 2009, 00:26 (7 yıl önce)
reklamlar

afelka
afelka
yolabaktimyoluzun.blogspot.com

Mü-yap'ın doğal bir tekel olduğunu zaten belirtmiştim. Mü-yap siteleri kapattırıyor diye onu günah keçisi ilan etmek ne kadar doğrudur bilmiyorum. Bir de Mü-yap olmasaydı senaryosunu düşünmek gerek. Mü-yap şu ana kadar bir çok şirketle anlaşmış, bir çok şirkete karşı üyelerinin haklarını savunmuş ve üyelerine para aktarmıştır. Eğer olmasaydı her bir yapımcı kendisi uğraşmak zorunda kalırdı ve bu durumda klasik olarak büyük balık küçük balığı yer hikayesi gerçekleşir ve yapımcı tekelleri oluşurdu. Herkes bu olayda kendince yanlışlar ve doğrular bulacaktır. Bence Mü-yap'ın yapmaya çalıştığı doğrudur, yaparken kullandığı mahkeme kararıyla site kapatma uygulamasının doğruluğu tartışılır. Bu da kendilerinin kullanabilecekleri bir haktır ve kullanmayı uygun görmüşlerdir.

Mü-yap'ın muadili bir kurum ve kuruluş vardır. Örnek olarak İngiltere'de PPL: http://www.ppluk.com/en/About-Us/ . Uluslararası bir örgüt de vardır IFPI http://www.ifpi.org/ ve ifpi çatısı altında bu muadiller toplantılar düzenlemektedir.

(IFPI represents the recording industry worldwide, with a membership comprising some 1400 record companies in 72 countries and affiliated industry associations in 44 countries. IFPI's mission is to promote the value of recorded music, safeguard the rights of record producers and expand the commercial uses of recorded music in all markets where its members operate.)

Üretilen filmlerin, müziklerin bize ulaşana kadar bir çok aracıdan geçerek pahalılaşması ve bizim bu ürünlere pahalıya ulaşıyor olmamız ise Mü-yap'ın suçu değildir, her konuda içinde yaşadığımız kapitalist çağın getirdiği bir durumdur.

Sonuç olarak korsanı desteklemek isteyen destekler, filmleri indirmek isteyen indirir, korsana karşı olmak isteyen olmaya devam eder, filmleri orijinal alır. İlk durumda üreticiye hiç para gitmezken, ikinci durumda en azından çok çok az bir kısmın üreticiye gittiği bilinir.



Sa, 22 Eyl 2009, 22:08 (7 yıl önce)
güncellendi: 7 yıl önce (2009-09-22 22:12:24)
havlayankuzu
havlayankuzu
Ars, Gratia Artis....Yalandır yalan kalacak...

Aslında,sorunun iki boyutu var. İlki ideolojik.

 

Bu noktada bulunduğum yer belli. Hiçkimsenin, kültür-sanat ürünleri üzerine böylesine mülkiyet hakları inşâ edebileceğini düşünmüyorum. "Paran kadar izle,paran kadar dinle,paran kadar gör" anlayışını anlamakta zorlanıyorum. Dahası satılan bandrollü ürünlerden elde edilen kârın çok çok az bir kısmı onu üreten sanatçının eline geçer. Bunu bile,bile aracı kurumlara, hiçbir emek üretmeksizin o üründen ticarî gelir elde eden insanlara, para kazandırmak istemiyorum. Keşke ürünü üreten sanatçıya doğrudan ulaşma imkânı sunulsa. Ben bu aşamada, bağımsız grupların izlediği yolun en mantıklısı olduğu kanaatindeyim. Kişiler,gerçekten saygı duydukları grup ve şarkıcılara destek olmaktan çekinmiyorlar zaten.

 

Çoğumuzun izleme listesinde yüzlerce film var. Son 10 yıldır,çoğu filme ulaşma imkanına sahibiz. Bir de aksini düşünün. Malî bakımdan çok rahat biri değilim. Herhalde sadece yasal kopyalara kalsaydı,izlediğim film sayısı 200-300'ü geçmezdi. Birçok insan için de bu böyledir,yasal olarak ulaşılamayan müzik ve sinema örneklerini hiç saymayım.

 

İkinci sorun tamamen ahlakî ve bu noktada da Müyap'ın durduğu yer belli.

 

İlkin,başka şirketleri ciddiye alıyorlar bizi almıyorlar; serzenişine değinelim. Sayın Forta'nın görmezden geldiği şey bu gezegen üzerinde Müyap'ın muadili olabilecek bir kurum yada kuruluş olmaması. Telif hakları için uğraşan, mahkemelerde koşturan, hatta bazı siteleri kapattırmayı başarabilen birçok kurum kuruluş var. Ama hiçbirisi Müyap'ın sahip olduğu güce sahip değil. Bu kadar kolay dava açabilen,sadece "bittorent" yazılımını sitesinde bulundurdu diye koca siteyi yayından kaldırabilen bir kurum olsa-olsa terör estirme çabasındadır.Yasal bir yazılımı sitede bulundurmak nasıl bir suç olabilir? Bu nasıl bir yasanın sonucu alınmış bir karar? Bu kararı alan hakim; bittorent nedir,ne işe yarar,nasıl çalışır biliyor mu ? Sadece torrent ile dağıtımı yapılabilen tamamen yasal bir sürü albüm olduğu konusunda bilgilendirilmiş mi?

 

Bugün insanlar,herhangi bir ticari kaygı gütmeden hazırlamış oldukları şahsî bloglarında dahi örnek şarkı yayınlamaktan çekiniyorlar, onu da geçtim; en amatör hislerle kaydedilmiş bir konser görüntüsüne bile saldırabiliyor Müyap. Bu konuda en çok sıkıntı çeken bloglardan biri de "proodos" mesela.

 

http://proodos.blogspot.com/

 

Ben en basitinden 80'lerden kalma bir yerli klibi blogumda paylaşamayacak mıyım? Kimden izin alayım bunun için ? Kime telif ödeyeyim? Bu işten cebime para mı giriyor? Voltran'ın açılış müziğini koydu diye Konami, Youtube'u kapatmış olsun mesela,bu komik olurdu değil mi?

 

Şimdi hayal edin, hangi plak şirketi; "youtube" veya "myspace" gibi devasa paylaşım ağlarını kapattırmayı becerebilir? Müyap bu konuda bir tiran. Vergi dairesinden sonra en güçlü kurum olurdu sanırım Amerika'da.

 

Cidden Müyap,çok büyük bir kurumsa. Bu kadar üyesi varsa,kendisine teklifim: üyesi olan sanatçılardan rica etsin, ve bu sanatçılar lastfm hesaplarını kapatsınlar. Bu çok daha etkili bir eylem olurdu. Forta'nın bu konuda deneyimleri olduğunu biliyorum. Ama amaç bu mu acaba?

 

Müyap'ın zihniyeti; en kibar tabirle "ilkel". "Parasını vermeden çaldırmam arkadaşım" diyorlar.  Bir tür düdük-para ilişkisi kurmuşlar sanatla. Sanatın, paradan öte karşılıkları olabileceğini, insanların saygı duydukları zaman ne kadar cömertleşebildiklerini, kimsenin göz göre göre çağdışı medya aracılarıyla kazıklanmak istemediğini, bir sanatçı için en çok sayıda insana ulaşmanın daha kıymetli olabileceğini hesaba katmıyorlar.



Sa, 22 Eyl 2009, 21:33 (7 yıl önce)
reklamlar

afelka
afelka
yolabaktimyoluzun.blogspot.com

Mü-yap müzik yapımcıları derneğidir ve Türkiye'de yayımlanan müzik cd'lerini ve dolayısıyla da bütün şarkıları üreten yapımcıların neredeyse %90ı bu derneğin üyesidir. Diğer birkaç daha küçük müzik derneği ve tamamen bağımsız yapımcılar olmakla birlikte Mü-yap Türkiye'de bir bakıma bu konuda doğal olarak oluşmuş bir tekeldir. Ancak yaptığı işi kesinlikle kendi kafasna göre yapmamakta ve elde ettiği paraları kendi çıkarları için kullanmamaktadır. Mü-yap'ın kuruluş amacına uygun olarak kazanılan paralar bu derneğin üyesi yapımcı şirketlere katılım payları doğrultusunda ya da müziğin birim olarak satıldığı durumlarda birim üzerinden bu yapımcılara aktarılmaktadır. Peki Mü-yap bu arada hiç mi kendine para ayırmamaktadır? Elbette ki çalışanları olan her şirket gibi giderleri için paranın bir kısmını ister istemez alıkoymaktadır, ancak atıyorum bir Turkcell'le bir Vodafone'la yapılan anlaşmalardan gelen paraların %90ından fazlası müzik yapımcılarına gitmekte ve bu yapımcıların yine müzik üretmesine fayda sağlamaktadır. O yüzden Mü-yap kendi çıkarları için değil bir topluluğun çıkarları için hareket etmektedir.

Last.fm sitesini hiç kullanmadığım hiç bilmiyorum ama Mü-yap üyesi olmayan kişilerin ya da yapımcıların kendilerini belli ederek biz bu uygulamaya karşıyız bizimkiler yayınlansın tarzı bir uygulamaya gidebileceklerini de sanmıyorum. Ayrıca Bülent Forta'nın dediği "yabancı firmalarla anlaşma yapıyorlar" cümlesine de dikkat edilmelidir. Last.fm kimseye telif hakkı ödemiyor değildir, Mü-yap'la anlaşma yoluna gitmemiştir. Ki yakın zamanda bir anlaşma olabileceğini düşünmekteyim.



Sa, 22 Eyl 2009, 16:23 (7 yıl önce)
güncellendi: 7 yıl önce (2009-09-22 16:25:07)
havlayankuzu
havlayankuzu
Ars, Gratia Artis....Yalandır yalan kalacak...

“Bu iki firmanın da Türkiye’de şubeleri açıldı. Burada yapılan işler telif hakkı doğuruyor. Ancak yabancı firmalarla anlaşma yapmalarına rağmen Türk firmaları ciddiye almıyorlar, bize biraz 3. dünya ülkesi muamelesi yapıyorlar. İnternette yasak olmaz. Ama telif haklarını da ödemeliler. Bu şirketler burada para kazanıyor, bu işler üzerinden kazanç sağlıyor, telif ödemeliler”

                           Bülent Forta  (Lastfm ve Myspace ile ilgili olarak)

 

Müyap başkanı Sayın Forta'nın konu ile ilgili açıklaması bu. Afelka'nın da belirttiği gibi Mü-yap hakkı olanı yaptığı düşüncesinde.

 

Ancak,bence burada önemli bir hususu gözden kaçırıyorsunuz. Last-fm ve benzeri paylaşım platformlarına eklenen parçalar zaten üreticilerinin rızası ve bizzat kendi çabaları ile bu paylaşımlarda yerlerini alıyorlar. Dahası birçok bağımsız şarkıcı adını Myspace ve Lastfm gibi aracılar yoluyla duyurma şansı yakalıyor.

 

Şimdi bir de Müyap'ın araya girerek, "hani telifi nerde bunun?" demesi bana çok makûl bir talep gibi gelmedi. Ben,lastfm sayesinde müzik kültürümün geliştiğine inanıyorum. Sanırım bu birçok insan için de geçerlidir. Müyap'ı ve evvelki faaliyetlerini düşününce, kendilerini kraldan has kralcı diye niteliyorum. Hatta,biraz düşününce Müyap'ın haksız bir kazanç peşinde koştuğunu söylemek de mümkün. Sonuçta ben bir ürün ortaya koyup bunu diğer insanlarla "Myspace" vb.. aracılar kullanarak paylaşmak istiyorsam bu beni ilgilendirir,Müyap'ı değil.Açıklamadaki tek sorun bunlar değil elbette. Hem internette yasak olmaz diyip hem de Telekom marifetiyle bir sitenin Türkiye içi yayınlarına son verdirme kararı almak ciddi bir çelişki.

 

Müyap insan zihnini sahiplenmeye çalışan, taşeron, vampirik bir örgüt. Hiçbir şey üretmiyor,ortaya koyduğu hiçbir artı değer yok,üstüne kendi rızası ile yaratımlarını paylaşma peşinde olanlara dahi çelme takma,nemalanma peşinde. Biraz sorgularsak, bu Müyap ne işe yarar sorusuna mantıklı cevaplar vermek güç. Lastfm de hizmetleri karşılığı bir ücret talep etmekte. Bu da ne kadar haklı bir uygulama tartışılabilir. Ancak, reklam almadan o büyüklükte bir siteyi idare etmek zor olsa gerek. Bir noktaya kadar Lastfm'in çabasını anlarım. Alan razı satan razı durumu söz konusu burda. Myspace hakkındaysa akıl fikir sahibi herkes hemfikirdir diye umuyorum. Ne hakla Myspace'i kapattırabilirler? Bu ciddi bir arsızlık örneği. Bu kadar yüzsüzleşebilen bir kurumun güvenilirliği kısa bir tartışma konusu olabilir sadece.

 

Tabi bütün bunlar işin Müyap'la ilgili kısmı. Entellektüel bağlamda paylaşımın insan neslini bir iki adım öteye taşıyacağı görüşündeyim. Kimse sevdiği,değer verdiği bir yaratımın ve sanatçısının hak ettiği karşılığı almasına mani olamaz. Ancak bunu insanların gırtlağına çöreklenerek de elde edemezsiniz diye düşünmekteyim.



Sa, 22 Eyl 2009, 16:07 (7 yıl önce)
afelka
afelka
yolabaktimyoluzun.blogspot.com

Duyduğuma göre, Mü-yap Last.fm ile görüşüp anlaşma yolu aramış ve normalde onları zorlamayacak bir ücret talep etmiş ki genelde büyük siteler, büyük şirketler Mü-yap'la anlaşmaktan oldukça karlı çıkıyorlar. Ancak last.fm bu teklife herhangi bir geri dönüş yapmayınca Mü-yap da hakkı olanı yaparak siteyi kapattırmış.

Ben herhangi bir program kullanarak film indirmeye karşıyım ve filmleri orijinal alma taraftarıyım. Telif haklarını gözetmek film yapımcılarından çok filmseverlerin yapabileceği bir şey. Tabi herkesin fikri kendine :)




Sa, 22 Eyl 2009, 13:38 (7 yıl önce)
havlayankuzu
havlayankuzu
Ars, Gratia Artis....Yalandır yalan kalacak...

Bildiğiniz gibi, bu konuya ilişkin ülkemizdeki son icraat "last-fm"in kapatılması. Mü-yap'ın iki günde bir site kapattırıp, günde on videoyu sildirmesine alışmıştık ama bu kadarı ağır geldi. :) Yine de, "dns" ayarlarınızla oynayarak veya last-fm'in "tr" uzantısını değiştirerek siteye girmek mümkün.

 

Ama önemli olan bu değil. Şu an dünyada da "telif hakları" büyük bir mesele. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler ? Entellektüel anlamda mülkiyetin sınırları nedir?  P2p programları aracılığıyla, film-müzik paylaşımına sıcak bakar mısınız?

 

Özellikle,filmseverler olarak bizlerin bu konuda söyleyecek çok sözü olduğunu tahmin ediyorum.

 

Saygılı bir tartışma platformu kurulabilmesi dileği ile.

 

 



Sa, 22 Eyl 2009, 06:37 (7 yıl önce)
güncellendi: 7 yıl önce (2009-09-22 06:49:05)



yaz, çiz..

Yüz ifadeleri: " o:) ", " :3 ", " o.O ", " :'( ", " 3:) ", " :( ", " :O ", " 8) ", " :D ", " >:( ", " <3 ", " ^_^ ", " :* ", " :v ", " :) ", " -_- ", " 8| ", " :p "," :/ ", " >:O ", " ;) "