Filim Adamı



-> bir mevzu çıkar! -> mesaj kutusu -> sas contre pkk bu roman türkçeye çevrildi mi ya da orijinali nette var mı




"sas contre pkk bu roman türkçeye çevrildi mi ya da orijinali nette var mı" başlığına cevaben...




agathachristie
agathachristie


sas contre pkk bu roman türkçeye çevrildi mi ya da orijinali nette var mı

sas contre pkk bu roman türkçeye çevrildi mi ya da orijinali nette var mı bilenler bilir fransız romancı gerard de villiers in meşhur sas serisi vardır bu seride avusturyalı malko linge şatosunun tamir masrafları için cıa ye ajanlık yapar tay yayınlarından çıkardı ve zevkle okurdum şimdi nette araştırdım hala bu roman devam ediyormuş bakınız kaynaklar

 

http://nl.wikipedia.org/wiki/S.A.S.

 

 

http://pl.wikipedia.org/wiki/G%C3%A9rard_de_Villiers

 

http://romania-inedit.3xforum.ro/post/437310/1/Colectia_Gerard_de_Villiers/

 

özellikle bizide ilgilendirdiği için sas pkk ya karşı sas contre pkk romanını okumayı çok isterim türkçeye çevrildi mi çevrilmediyse çevrilecek mi roman nette fransızca olarak varsa o da kabulüm çünkü belkide türkçeye hiç çevrilmeyecek nette fransızcası varsa google çeviriden türkçeye çevirtip düşük cümlelerle de olsa okurum ve roman almış başını gitmiş yeni sayıları çeviren yayınevi var mı bu roman ülkemizde yeni sayıları çevrilip yayınlanıyor mu bilen var mı aşağıda dizinin sas pkk ya karşı sas contre pkk romanıyla alakalı mine gökçe kırıkkanat ın bir yazısı var 

SAS, PKK'ya karşı

mineg@cybercable.fr

CIA'yı, MİT'i anladık da, SAS nereden çıktı, diyeceksiniz şimdi, vallahi haklısınız; ben de bilmiyorum sevgili okurlar. Ama 
elimde 286 sayfalık bir kitap tutuyorum, kitabın kapağında koca memeli bir hatun, elinde bir tabanca var. Hatunun memelerinin bittiği yerde 'SAS, PKK'ya karşı' yazıyor, alt başlık ise: 'Öcalan'a amansız takip' olarak atılmış!Gazetecilikte, bar bar dolaşmanın çok yararını görmüşümdür. Eğer önceki gece uslu uslu evimde otursaydım, bizim Ernest'in meyhanesine gitmeseydim ve sevgili 'kitap kurdu' arkadaşım Christophe Bardeche ile karşılaşmasaydım, çok eğlenceli bir haber atlamış olacaktım. Christophe içeri girer girmez: "Son SAS'ı gördün mü?" diye haykırdı heyecanla. Meğer böyle bir pornografik polisiye türü kitap dizisi varmış. Dizinin yazarı Gerard de Villiers, romanlarının kahramanı Malko'yu SAS diye bir casusluk örgütüne mal edermiş. Ayrıca Türkiye'ye pek meraklıymış, çünkü birinci romanı da 'SAS İstanbul'da' adını taşıyor ve ülkemizde geçiyormuş. Hatta Türkçeye çevrilmiş. Ve... Sonuncu SAS Fransa'da yeni piyasaya çıkmış, Apo'nun kaçırılışını anlatıyormuş!
Ertesi gün horozlar ötmeden kitabın peşine düştüm. SAS'lar, kerli ferli kitapçılarda değil, gazete bayilerinde satılıyor. Okumaya başlayınca bastım kahkahayı. Abdullah Öcalan, yalnızca Türkiye'nin eline değil, inanılmaz pornografik sahnelerle dolu ucuz polisiye dizilerine düşmüş meğerse! Kitapta Öcalan, PKK'daki tüm güzel kızları elden geçiren, harem sahibi bir seks düşkünü olarak anlatılıyor. Elçiye zeval olmaz, örneğin şöyle bölümler var: "Kırk dokuz yaşındaki Abdullah Öcalan, demir gibi sağlıklı, cinsel iştahı sınırsız bir HAYVANDI. Kadınlarla çevrili olmadan, kafasını toparlayamazdı... Gülizer, elini Öcalan'ın beline bağlı havlunun altına kaydırıp aşığını okşamaya başladı. PKK lideri gözlerini kapadı. Kıpırdamıyordu, ama göğsü hızla inip kalkıyordu. Havlunun altındaki erkeklik organı giderek hacim kazanıyordu. Gülizer yavaşça havluyu çözdü ve ESERİNİ seyretti..." Derken sayın seyirciler, pardon okurlar, öyle şeyler oluyor ki romanda, bu sütuna aktarmam RTÜK'e girer. Ancak, yazar Gerard de Villiers'nin, Abdullah Öcalan ile metresi Gülizer arasında geçen ateşli aşk sahnesinde, Monica'nın Bill'e uyguladığı yöntem dahil, 'seks hayvanı' Apo'ya yaptırmadığı kalmamış!
Romanın seks sahnelerinden arta kalan bölümü ise, niye yalan söyleyeyim, epeyce eğitici. Sağlam bir araştırma ve belgesel özellikler gösteriyor. Örneğin, PKK'nın para kaynakları doğru incelenmiş. Roman, Abdullah Öcalan'ın Erivan'a gidecekken CIA tarafından engellendiğini ileri sürüyor. Tüm kaçış dönemi boyunca yanında taşıdığı 'portatif harem', Evin, Gülizer ve Hatun takma adlı kızların PKK liderini bir yerlere kapılandırmak için nasıl 'uğraştıklarını' ayrıntılı olarak anlatıyor. SAS kahramanı ve CIA ajanı Malko'nun bozduğu plan sonucu, Apo Erivan'a gidemiyor. Nairobi'ye gidiyor ve orada CIAMİT işbirliğince 5 milyon dolara satın alınan Kenyalı Albay Makuka sayesinde, portatif hareminden izale edilip helikopterle Nairobi Havaalanı'na indiriliyor. Gerisini biliyorsunuz. Kitabın en ilginç yanı ise, CIA ve MİT'in Apo'yu ele geçirmekle sonuçlanan işbirliğinin, Kendal adlı PKK üst sorumlusunun PKK'ya ihanetinden yararlanması. Yazarın, söz konusu Kendal'ı yaratırken Fransa'daki gerçek Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezan'dan esinlendiği kesin. Ancak biliyorsunuz, romanlar hayal ürünüdür.

 



Paz, 29 Tem 2012, 05:09 (4 yıl önce)



yaz, çiz..

Yüz ifadeleri: " o:) ", " :3 ", " o.O ", " :'( ", " 3:) ", " :( ", " :O ", " 8) ", " :D ", " >:( ", " <3 ", " ^_^ ", " :* ", " :v ", " :) ", " -_- ", " 8| ", " :p "," :/ ", " >:O ", " ;) "