(1966)
Kitapların ve her türlü yazılı belgenin yasak olduğu bir toplum olabilir mi? Ray Bradbury'nin karamsar bir gelecek kurguladığı öyküsünden François Truffaut tarafından sinemaya uyarlanan "Fahrenheit 451", işte böyle bir toplumu anlatıyor. Eleştirmenler tarafından pek tutulmayan "Fahrenheit 451", aynı zamanda Truffaut'un ilk ve tek İngilizce filmi olma özelliğini taşıyor.
| % 100 | % 0 | % 0 |
Ray Bradbury,bildiğim en becerikli kurguculardan biri. Bilimkurgu türünü,mahrum olduğu zarafete kavuşturabilmiş,ender edebiyatçılardandır. Tasvirleri çoğu zaman edebi bir nitelik taşır,soyut ve yaratıcıdır. Doğrudan yermek yerine, olan biteni hicvetmeyi yeğler.
Fahrenheit 451,bu bakımdan mükemmel bir hiciv örneği. Filmiyle kıyaslamak istemem,bazı şeyleri kafada kurmakla başkalarının kafasında kurduklarını izlemek arasında ciddi farklar var. Duygusal yaratıcılığın bir suç sayıldığı, mümkün olan en basit şeylerin makbule geçtiği günümüze doğru savrulmuş bir sürü taş var. Biri muhakkak kafanıza çarpacaktır.
Ray Bradbury'nin en sevdiğim kitabı, Mars Yıllıkları'dır. Okumanızı öneririm.
NOT: Mars Yıllıkları, bundan yıllar evvel; meşhur "Baskan" dizisinde, "Gümüş Çekirgeler" adıyla yayımlanmış. Orjinal eserin kırpılmış bir versiyonu,Gümüş Çekirgeler.
çok iyi gerçekten kitabını da okuycam en kısa zamanda.
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
finalde herkesin bir kitaba büründüğü kısım çok güzel
!--SPOILER--!!--SPOILER--!!--SPOILER--!
Konusundan bihaber izleyip, bu yüzden iyice şaşırıp etkilendiğim bi filmdir kendisi. Çekildiği yıl da göz önüne alındığı sahneler ve sahne tasarımı harkulade, fütürizmin tepesinde nerdeyse. Ayrıca baskı rejimlerini oldukça sembolik ve ironik bir dille anlatması ayrıca takdire değer. İzlenesi...
ütopik bir kıvranıştır bu okumaya karşı. bu tür baskı dönemlerini yaşadığımız için bizlere de yakın gelecektir.